Anasayfa Yazarlar İbrahim Aldemir
Eklenme 27.09.2026 - 15:04

Yeni Parti’de asıl seçim şimdi başlıyor

Geçtiğimiz günlerde Bandırma’da Yeni Parti İlçe Başkanlığı için yapılan ön seçim sonuçlandı.

İki aday yarıştı: Mehmet Atak ve Nermin Kotil Mutlu.

Sandıktan Mehmet Atak çıktı ve Yeni Parti Bandırma İlçe Başkanlığı görevini üstlenmeye hak kazandı.

Ancak seçim bitti, tartışma bitmedi.

Çünkü bu seçimde konuşulması gereken çok şey varken, gündem neredeyse tamamen seçim öncesinde yaşanan tartışmalara, salondaki gerilime ve bunların basına yansımasına sıkıştı.

Oysa ortada Türk siyaseti açısından dikkat çekici bir model vardı.

Partinin ilçe başkanını üyelerin doğrudan seçmesi…

Türkiye’de siyasi partilerin iç işleyişi açısından önemli bir iddia ortaya koyan bu yöntemin kendisi, aslında seçim tartışmalarının çok daha önünde olmalıydı.

Fakat olmadı.

Peki, sandığın söylediği başka bir şey var mı?

Bence var.

Hem de Yeni Parti yönetiminin üzerinde ciddi şekilde düşünmesi gereken bir şey.

2 bin 164 üyeden kaçı sandığa geldi?

Yeni Parti’nin Bandırma’da yaklaşık 2 bin 164 üyesinin bulunduğu ifade ediliyor.

Birkaç gün önce gerçekleştirilen delege seçimlerinde yaklaşık 890 üyenin sandığa gitmediği görülüyor.

İlçe başkanlığı ön seçiminde ise 2 bin 164 üyeden 1512’si oy kullandı.

Yani yaklaşık 650 kişi sandığa gitmedi.

Rakamları farklı yöntemlerle değerlendirebilirsiniz.

“Bu kadar insanın işi vardı.”

“Katılamayanlar olmuştur.”

“Her üye her seçime ilgi göstermeyebilir.”

Bunların hepsi mümkün.

Ancak mesele tek tek mazeretler değil.

Mesele ortaya çıkan tablo.

Henüz iki ay önce kurulmuş, Türkiye’nin en yeni siyasi hareketlerinden biri olan bir parti, Bandırma gibi siyasi hareketliliği yüksek bir kentte iki binin üzerinde üyeye ulaşıyor.

Bu gerçekten dikkat çekici.

Ama aynı parti, kendi organlarının belirlenmesi için sandık kurduğunda üyelerinin önemli bir bölümünü sandığa getiremiyorsa burada durup düşünmek gerekiyor.

Çünkü siyasi parti üyeliği yalnızca bir isim listesinde yer almak değildir.

Üyelik, aynı zamanda partinin geleceğinde söz sahibi olma iradesidir.

Sandığa gitmek ise bunun en temel göstergesidir.

Mehmet Atak’ın ilk işi sandığa gelmeyenleri aramak olmalı

Mehmet Atak artık seçimi kazandı.

Fakat bana göre asıl sınavı bundan sonra başlıyor.

Çünkü önünde yalnızca bir ilçe teşkilatı kurma görevi yok.

Önünde, seçimlere katılmayan yüzlerce üyeyi yeniden parti hayatının içine çekme görevi de var.

Ben olsam ilk iş olarak delege seçimlerine ve ilçe başkanlığı ön seçimine katılmayan üyeleri tek tek aratırdım.

“Neden gelmediniz?”

“Partiden beklentiniz ne?”

“Size ulaşabiliyor muyuz?”

“Partide kendinizi ifade edebiliyor musunuz?”

“Önümüzdeki dönemde hangi çalışmalarda görev almak istersiniz?”

Bu soruların cevaplarını toplar, raporlar ve yeni dönem teşkilat yapılanmasını bu veriler üzerinden şekillendirirdim.

Çünkü 700 kişinin sandığa gelmemesi yalnızca 700 kişinin meselesi değildir.

Bu, teşkilatın üyeleriyle kurduğu ilişkinin de bir göstergesidir.

Ve o salondaki en dikkat çekici cümle…

Seçim sürecinde yaşanan tartışmaların arasında İl Başkanı Erden Köybaşı’nın yaptığı bir açıklama da dikkat çekti.

Köybaşı, salondaki katılımcıların yaş ortalamasının yaklaşık 60 olduğunu söyledi.

Bu cümle belki seçim tartışmalarının arasında kaybolup gitti.

Ama bence Yeni Parti açısından üzerinde en fazla düşünülmesi gereken cümlelerden biri buydu.

Çünkü yeni bir siyasi hareketin en önemli iddialarından biri, siyasete yeni bir anlayış getirmekse, bunun yalnızca yöntemle sınırlı kalmaması gerekir.

Yeni siyaset;

Yeni kadrolar,

Yeni fikirler,

Yeni yüzler,

Yeni kuşakların siyasete katılımı

anlamına da gelmeli.

Bugün Türk siyasetinde uzun yıllardır tartışılan konulardan biri siyasetçilerin yaş ortalaması.

Gençlerin siyasette daha fazla söz sahibi olması gerektiği söyleniyor.

Eski siyaset anlayışının değişmesi gerektiği ifade ediliyor.

Hatta birçok siyasi hareket, mevcut siyasi aktörlerin uzun yıllardır aynı koltuklarda oturmasını eleştiriyor.

İşte tam bu noktada ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.

Yeni bir siyasi hareketin kendi toplantısında yaş ortalaması 60’lara dayanıyorsa, bunun üzerinde düşünmek gerekir.

Bu bir suçlama değildir.

60 yaşındaki bir insanın siyaset yapamayacağını söylemek hiç değildir.

Tam tersine, 60 yaş ve üzerindeki insanların hayat tecrübesi, birikimi ve siyasi hafızası önemli bir değerdir.

Ancak mesele yalnızca yaş değildir.

Mesele kuşakların temsilidir.

Yeni Parti gerçekten “yeni” olacaksa…

Belki de Yeni Parti’nin önündeki en büyük sınav tam da burada.

Yeni Parti, siyasette farklı bir model ortaya koymak istiyorsa bunu yalnızca “üyeler başkanı seçiyor” yöntemiyle sınırlı tutmamalı.

Partinin gençlere, kadınlara, farklı meslek gruplarına ve farklı yaş gruplarına siyasette daha fazla alan açmasının yolları aranmalı.

Hatta bunun için parti içerisinde farklı kuşakların bir arada çalışacağı danışma ve istişare kurulları oluşturulabilir.

60 yaş ve üzerindeki üyelerin tecrübesinden yararlanılabilir.

Genç üyelerin enerjisi ve yeni bakış açısı bu tecrübeyle birleştirilebilir.

Bir taraf diğerinin yerine geçirilmek yerine, iki taraf aynı masada buluşturulabilir.

Çünkü siyaset sadece gençlerin işi olmadığı gibi sadece tecrübeli insanların da işi değildir.

Siyasetin ihtiyacı kuşakların birbirini dışlaması değil, birbirini tamamlamasıdır.

Yeni Parti için asıl başarı sandıkta değil, sandığın dışında başlayacak

Mehmet Atak seçimi kazandı.

Nermin Kotil Mutlu kaybetti.

Bunu artık geride bırakmak gerekiyor.

Şimdi asıl mesele, iki adayın seçimin ardından parti içerisinde nasıl bir birliktelik oluşturacağı.

Ve daha önemlisi, sandığa gelmeyen yüzlerce üyenin yeniden partiye nasıl kazandırılacağı.

Çünkü bir siyasi partinin gücü yalnızca üye sayısıyla ölçülmez.

O üyelerin ne kadarının partiyle bağ kurduğu, ne kadarının kendisini değerli hissettiği ve gerektiğinde sandığa gelip iradesini ortaya koyduğu da önemlidir.

Yeni Parti’nin Bandırma’daki geleceğini belki de bundan sonraki süreç belirleyecek.

Mehmet Atak’ın önünde önemli bir fırsat var.

Seçimi kazanan başkan olmaktan çıkıp, sandığa gelmeyenleri de sandığa getirebilen bir teşkilatın başkanı olabilir.

İl Başkanı Erden Köybaşı’nın salonda dile getirdiği yaş ortalaması meselesi de bu açıdan bir uyarı olarak görülmeli.

Yeni bir parti, yalnızca yeni bir tabela değildir.

Yeni siyaset iddiası; yeni katılım modelleri, yeni kadrolar ve farklı kuşakların aynı masa etrafında buluşmasıyla anlam kazanır.

Belki de Yeni Parti’nin önündeki en büyük soru artık şu:

Üyeler başkanı seçebiliyor mu?

Evet.

Ama bundan daha önemli bir soru var:

Başkan, üyeleri siyasetin içine gerçekten dahil edebiliyor mu?

Bence Bandırma’da asıl seçim şimdi başlıyor.

error: İçerikleri kopyalamak yasaktır !!