Bandırma Büyüyor, Yerel Yönetimler Neyi Bekliyor?
Bandırma büyüyor…
Hem de öyle sessiz sedasız değil. Kentin hangi yöne doğru büyüdüğünü, hangi bölgelerde yeni yerleşim alanlarının oluştuğunu, hangi yatırımların beraberinde yeni bir nüfus getireceğini bugün az çok görebiliyoruz.
Asıl mesele ise şu:
Biz bu büyümeye hazır mıyız?
Çünkü bazı sorunları çözmek için sorunun kapıya dayanmasını beklemek gerekmiyor. Hatta bazı meselelerde çözüm üretmek için artık sorun yaşandığında değil, sorun daha ortaya çıkmadan harekete geçmek gerekiyor.
Bandırma’da bunun en somut örneklerinden biri ulaşım.
Hastane yapılacak ama asıl sorun o zaman başlayacak
Bandırma’nın uzun zamandır beklediği yeni hastane projesi var.
Proje ihalesi, inşaat ihalesi derken hastane inşaatının ne zaman başlayacağı ve ne zaman tamamlanacağı konusunda farklı tarihler konuşuluyor.
Ama bir gerçek var:
O hastane er ya da geç yapılacak.
Asıl soru, hastane yapıldıktan sonra ulaşımın nasıl sağlanacağı değil.
Hastane yapılırken ulaşım ne olacak?
Çünkü yeni hastane, mevcut Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin arka tarafındaki alana yapılacak. Bu da yüzlerce, belki binlerce kamyonluk hafriyatın bölgeden taşınması anlamına geliyor.
Peki bu kamyonlar nereden geçecek?
Bugün hepimizin bildiği güzergâhtan…
Erdek Kavşağı ile hastane ve üniversite arasındaki o malum yoldan.
Zaten yoğun olan bir güzergâha, günlerce hatta haftalarca ağır tonajlı hafriyat kamyonlarının eklendiğini düşünün.
Sabah üniversiteye giden öğrenci…
Hastaneye ulaşmaya çalışan hasta…
İşe yetişmeye çalışan vatandaş…
Ambulans…
Servis araçları…
Şehir içi ulaşım araçları…
Ve bunların arasına giren onlarca hafriyat kamyonu…
Sonucu tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok.
Bugünün trafik sorununu konuşurken, yarının trafik krizini kendi ellerimizle hazırlamış oluruz.
Erdek Kavşağı: Artık kronikleşmiş bir mesele
Erdek Kavşağı’nın hikâyesini Bandırma’da bilmeyen yok.
Yıllardır konuşuluyor.
Yıllardır çözüm bekleniyor.
Elbette geçtiğimiz yıllarda yaşanan büyük deprem felaketleri ve sonrasında devlet yatırımlarının deprem bölgesine yönelmesi gibi gerekçeler de var. Bunları yok saymak doğru olmaz.
Ancak vatandaş açısından bakıldığında sonuç değişmiyor.
Kavşak hâlâ çözülmüş değil.
Arada Külefli yolu gibi, ilave sinyalizasyonlar gibi birtakım düzenlemeler yapıldı. Bunlar elbette hiç yoktan iyidir.
Ama bunlar kalıcı çözüm değil.
Bir anlamda ağrı kesici.
Oysa Bandırma’nın ihtiyacı artık ağrı kesici değil, tedavi.
Çünkü kentin bu bölgesi her geçen gün biraz daha büyüyor.
Çalışkanlar’da yeni bir mahalle oluşuyor
Bugün Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi kampüsünden karşıya baktığınızda önemli bir değişimi çıplak gözle görebiliyorsunuz.
Çalışkanlar bölgesinde TOKİ konutları hızla yükseliyor.
İlk etapta yaklaşık 400 konut…
Ortalama 1.200 kişilik yeni bir yaşam alanı demek.
Üstelik bununla da bitmiyor.
Aynı bölgede yaklaşık 970 konutun daha yapılması planlanıyor.
Yani toplamda yaklaşık 1.370 konuttan söz ediyoruz.
Bu, yalnızca konut sayısı değildir.
Bu;
yeni aileler,
yeni öğrenciler,
yeni çalışanlar,
yeni araçlar,
yeni servisler,
yeni toplu taşıma ihtiyacı,
yeni okul ve sağlık ihtiyaçları,
kısacası 4 bini aşabilecek yeni bir nüfus anlamına geliyor.
Şimdi soruyu tekrar soralım:
Bu insanları şehir merkezine bağlayacak yol nerede?
Bu nüfusu taşıyacak toplu ulaşım sistemi nerede?
Sabah ve akşam saatlerinde oluşacak yoğunluğa ilişkin ulaşım planı nerede?
Yeni hastane + yeni TOKİ + mevcut üniversite
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta tam da burası.
Bir tarafta yeni hastane…
Bir tarafta büyüyen üniversite…
Diğer tarafta hızla gelişen TOKİ yerleşimi…
Ve bütün bu noktaları birbirine bağlayan sınırlı sayıdaki ulaşım güzergâhı.
Bugün sorun çıkaran mevcut trafik yoğunluğu, yarın çok daha büyük bir nüfus ve araç yüküyle karşı karşıya kalacak.
Üstelik mesele yalnızca otomobiller değil.
Toplu taşıma araçları da bu nüfusu taşımak zorunda.
Dolayısıyla bugünden sorulması gereken soru şudur:
Yeni yerleşim alanları yapılırken ulaşım altyapısı da aynı hızda planlanıyor mu?
Kartalçeşme kavşağı çözüm olur mu?
Son dönemde konuşulan seçeneklerden biri de Kartalçeşme bölgesinde yeni bir kavşak düzenlemesi yapılması.
Peki bu yeterli olur mu?
Yeni bir kavşak elbette ulaşım ağının rahatlamasına katkı sağlayabilir.
Ancak tek başına bir kavşağın;
yeni hastaneyi,
üniversiteyi,
TOKİ konutlarını,
şehir merkezini
ve artan araç trafiğini aynı anda çözüp çözemeyeceği ciddi biçimde analiz edilmeli.
Çünkü artık Bandırma’nın ihtiyacı tek tek kavşakları düzeltmekten daha büyük.
Bir ulaşım master planına ihtiyaç var.
Hangi bölge ne kadar büyüyecek?
Kaç kişi yaşayacak?
Kaç araç gelecek?
Toplu taşıma hangi güzergâhlardan çalışacak?
Yeni hastaneye ambulans ulaşımı nasıl sağlanacak?
Üniversitenin yoğun saatlerinde trafik nasıl yönetilecek?
TOKİ’den merkeze ulaşım nasıl olacak?
Erdek yönünden gelen trafik nasıl dağıtılacak?
Bütün bunların birlikte ele alınması gerekiyor.
Bugün planlamazsak yarın mecburen yapacağız
Bandırma’nın en büyük sorunlarından biri belki de şudur:
Bir sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm arıyoruz.
Oysa şehircilik biraz da geleceği bugünden görme işidir.
Yeni hastane yapılacağı belli.
Yeni konut alanlarının oluşacağı belli.
Üniversitenin büyüdüğü belli.
Nüfusun arttığı belli.
Araç sayısının arttığı belli.
O halde ulaşım ihtiyacının da artacağı belli.
Peki neden hâlâ bunların hepsini birlikte konuşmuyoruz?
Yeni hastane inşaatı başlamadan önce hafriyat güzergâhı belirlenebilir.
Geçici trafik planlaması yapılabilir.
Ağır tonajlı araçların çalışma saatleri düzenlenebilir.
Alternatif güzergâhlar hazırlanabilir.
Yeni TOKİ yerleşimi tamamen dolmadan toplu taşıma planlanabilir.
Kartalçeşme seçeneği bilimsel ulaşım analizleriyle değerlendirilebilir.
Ve en önemlisi…
Erdek Kavşağı meselesi artık kentin gelecekteki nüfusu ve ulaşım ihtiyacı üzerinden yeniden masaya yatırılabilir.
Bandırma büyüyor. Peki biz hazır mıyız?
Bugün mesele yalnızca Erdek Kavşağı değil.
Mesele yalnızca hastane değil.
Mesele yalnızca TOKİ değil.
Mesele yalnızca üniversite değil.
Bunların tamamı aynı hikâyenin parçaları.
Bandırma’nın büyüme hikâyesinin…
Kentin nüfusu artıyor.
Yeni yaşam alanları oluşuyor.
Yeni kamu yatırımları geliyor.
Üniversite büyüyor.
Sağlık altyapısı genişliyor.
Fakat bütün bunları birbirine bağlayacak ulaşım altyapısının da aynı hızda büyümesi gerekiyor.
Bugün atılacak bir adım, yarın binlerce insanın hayatını kolaylaştırabilir.
Bugün ertelenecek bir karar ise yarın çok daha pahalıya mal olabilir.
Bu nedenle yerel yönetimlerin, büyükşehir belediyesinin ve ilgili kamu kurumlarının önünde aslında çok net bir görev var:
Bandırma’nın yarın yaşayacağı trafik sorununu bugünden öngörmek.
Çünkü yarın hastane de yapılacak, TOKİ de dolacak, üniversite de büyüyecek.
Ve o gün geldiğinde kimse,
“Bunu nasıl öngöremedik?”
dememeli.
Çünkü aslında Bandırma bugün bize bağıra bağıra söylüyor:
“Ben büyüyorum.”
Şimdi cevap verilmesi gereken soru ise çok daha basit:
Yerel yönetimler neyi bekliyor?
Son Yazılar
Önerilen Yazarlar

