Çocukken “kimin eli kimin elinin üstünde” oyununu oynardık. Büyüdük, yaşlandık, torun sahibi olduk. Çok uzun yıllar sonra Başkan Mirza’nın bu işlere birileri elini sokuyor şüpheleniyorum deyince çocukken oynadığım oyun aklıma geldi. Sanırım yaşlandığımız için geçmişe özlemimiz artıyor.
Gelelim o meçhul ele… Kuşkusuz el çok önemlidir. Hele hele o elin kimin eli olduğu ise çok daha önemlidir. Bilindiği üzere Dursun Mirza 31 Mart 2024 yılındaki yerel seçimlerde beş yıllık aradan sonra ikinci bir kez daha başkanlık koltuğuna oturdu. Adaylık açıklamasında büyük projelere imza atacağını söyledi. Lakin seçilir seçilmez borçlu bir belediye aldıklarından dem vurarak şikayetlere başladı. CHP’li belediyeleri silkeleme süreci başlayınca da Dursun Mirza Başkanın eli kolu iyice bağlandı. İller Bankasından gelen paralar hiç olunca, bırakın büyük projelere imza atmayı maaşları ödeyebilmek için hemen arazi satışlarına sarıldı. Dar boğazdan kurtulmanın tek yolu da SGK borçları karşılığında SGK’ya arazi teklifleri oldu. Yaklaşık 300 milyonluk borç için Sosyal Güvenlik Kurumuna 225 milyon liralık arazi önerildi. Öneri ilk zaman ilgi gördü ve sıcak bakıldı. Bu zaman diliminde arazinin kabul edileceğini uman Dursun Mirza diğer satışlardan gelecek paralarıyla söz verdiği projelere başlama hayalleri kurdu. SGK’nın ekspertizleri geldi, önerilen yerlere baktı, fiyat biçti, iş meclise geldi, mecliste de oy birliği ile kabul edip “Borcunu öde” dedi.
Ancak yolunda giden pazarlık süreci bir anda tersine döndü. Sanki bir el bu süreci engellemeye başladı. Önerilen araziler ticaret ve iş alanı imarlı idi. Birden bire SGK arazilerin konut ve ticari alana çevrilmesini istedi. Bu istek en iyi olasılık ile 6 ayı geçen bir süre olacaktı. Tabi bu arada borçlar artacak faiz yükü Bandırma Belediyesi’nin sırtına binmeye devam edecekti. Başkan Mirza encümen toplantısında gazetecilere sanki bir el devreye girip bu anlaşmayı bozdu imasında bulundu. Elimde belge yok ama bunu hissedebiliyorum dedi. Genel manzaraya baktığımızda Başkanın haklı olabileceğini düşünüyorum. Şimdi sormak lazım..!!! Böyle bir el devreye girdi ise, bu elin sahibi çok büyük olasılıkla Bandırma’dan bir el olmalıdır. Zira koskoca SGK böyle ucuz hesaplar içinde olmaz. Dursun Mirza, başarısız olsun da ilk yerel seçimlerde başkanlık koltuğundan kalksın mantığı tam oturmuyor…
Peki, buyurun şeytanın avukatlığına… Bandırma’da 4 dönemden bu yana yerel yönetimi CHP’ye kaptıran Ak Parti il ve ilçe yönetimi ve onun arkasındaki önemli güç bu elin sahibi olabilir mi? Öyle ya, arazi satışlarıyla SGK borçlarından kurtulan Dursun Mirza, Belediye şantiye arazilerinden gelecek 600 milyon ile büyük projelere başlayabilirdi. Bu durumda Ak Parti için Bandırma Belediye Başkanlığı bir kez daha hayal olurdu. Şeytan işte… durup dururken aklımıza neleri getiriyor. Bir de 300 milyonluk borç için yaklaşık 4 milyara varan hacizlerin gelmesinin mantığını da bir türlü çözemedim.
Dursun Mirza başarısız olsun diye böyle bir yola girilmiş ise!!! Bu yol doğru bir yol olmaz. Cezalandırılan Başkan Mirza değil Bandırma halkı olur. Ak Parti’nin Bandırmalıları cezalandırmak isteyeceğine inanmak istemem. Lakin süreç de ortada…
SGK satış işini neden yokuşa sürdü?
Oluyor denilen satış neden birden olmadı?
Hacizlerde neden Bandırma Belediyesi için çok önemli şantiye arazileri ve eski belediye binası işin içine dahil edildi?
Bandırma Dursun Mirza ile hizmet alamadı. Biz gelince hizmet gelecek mantığına kurban mı gitti Bandırma?
Bandırma’da Ak Parti’ye yön verenler bu elin sahibi olabilir mi sorusunu şeytan benim aklıma getiriyor.
Ne diyebilirim ki, şeytan işte ona asla uymamak gerek!
