Öncelikle çok iyi bilinmelidir ki Bandırmaspor, ülkenin marka değeri en yüksek futbol ligi olan TFF 1. Lig’de şehrimizi temsil etmekte olup; öyle baştan savılacak, silinip yok sayılacak sıradan bir arma değildir. Bandırmaspor, 1965 yılından bugüne kadar ülke futboluna hizmet etmekte olan; iş, aş, makam ve mevki kapısı olmuş köklü bir camiadır. Şu anda Bandırma’da isimleri gündemden düşmeyen kimler varsa; şimdiye kadar gelmiş geçmiş oda başkanları, siyasiler ve belediye başkanlarının çoğunun ilk mezun oldukları yer Bandırmaspor’dur.
Evet, geçtiğimiz hafta Bandırmaspor Genel Kurulu yapıldı ve yönetime talip bir liste çıkmayınca mevcut Başkan Murat Karakoyun ile ekibi, bir kez daha Bandırmaspor’un sahipsiz kalmasına müsaade etmeyerek yeniden bu çok zor görevi üstlendiler. Bence Karakoyun ve arkadaşlarının Bandırmaspor için yaptıkları fedakârlık övgüye değerdir. Çünkü şehirde birçok insan Bandırmaspor’u konuşmasına rağmen, iş armaya sahip çıkmaya gelince bir anda ortadan kayboluyor.
Şehir ve iş dünyası her geçen gün Bandırmaspor’dan uzaklaşıyor. Mevzu Bandırmaspor olunca telefonlarını açmayan bir zümre var bu memlekette. Bakın, bir genel kurul yapılıyor; 600 üyeden ancak 80’i katılıyor, onlar da hep tanıdığımız insanlar. Belediye Başkanı yok, yerine Meclis Üyesi Sami Türkmen’i göndermiş. Başkanın, duyumlara göre şehir dışında Erdek tarafında olduğu söylendi ama elbette bu bir duyumdur. Ayrıca siyasiler, sivil toplum kuruluşları ve odalar da Bandırmaspor Genel Kurulu’ndan bihaberler.
Tabii ki gözler Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve sporu çok sevdiklerini bildiğimiz, Bandırma’yı Büyükşehir’de temsil eden meclis üyelerini aradı. Ancak arkadaşlar, Bandırmaspor’a sadece final maçlarında göstermelik olarak destek veriyorlar; diğer günlerde armaya çok uzaklar. Görev almamak için çeşitli bahaneler üretiyorlar; “Ona soralım, buna soralım” diyerek süreci geçiştiriyorlar. Ne diyelim, sözün bittiği yerdeyiz.
Garibim Bandırmaspor sessiz sedasız genel kurulunu yaptı ve belki de TFF 1. Lig’de ömrünü bir yıl daha uzattı. Fakat eğer şehirde bu ilgisizlik, bu vurdumduymaz hava devam ederse, Bandırmaspor’u içinden çıkamayacağı çok zor günler bekliyor diyebilirim.
Aylardır her ortamda ve sosyal medya hesaplarında “Bandırmaspor’un yanındayız, arkasındayız” diyenler; protokol tribününde oturmak, fotoğraf vermek için yarış edenler; klavye başında koca sezon sallayanlar, eleştirenler, atıp tutanlar… Hiçbirisi genel kurulda yoktu.
Genel kurulda gönüllerinde hâlâ Bandırmaspor sevgisi olan geçmiş dönem başkan ve yöneticilerinden Onursal Başkan Onur Göçmez, Serdar Kuter, Özgür Kızıllar, Erhan Elmastaş, Hasan Çakmak, Bilgen Süngü, Kasaplar Odası Başkanı Şerafettin Çıkar ile birkaç belediye meclis üyesi, bazı eski yönetim kurulu üyeleri, Taraftarlar Derneği Başkanı Özgür Eren ve yönetim kurulu, taraftar gruplarıyla birlikte az sayıda Bandırmaspor sevdalısı vardı.
Yalnız benim burada dikkatimi çeken, Onursal Başkan Onur Göçmez’in durgunluğu ve sessizliğiydi. Ben Onur Başkan’dan, genel kurulda senelerini verdiği “ilk göz ağrısı” Bandırmaspor için bir şeyler söylemesini beklerdim. Kendileri sessiz kalmayı tercih etti ve bir genel kurul, 61 yıllık onurlu, şerefli bir camiaya; köklü bir çınara yakışmayacak şekilde apar topar sona erdi.
Aslında yapılması gereken; Bandırma’yı yönetenlerin, “Bu şehirde söz sahibiyiz” diyenlerin genel kurula gelip Bandırmaspor’un kurtuluş reçetesini geleceğini masaya yatırıp tartışmaları olmalıydı. Herkes midesindeki gazı çıkarmalıydı ama olmadı. Kısacası kaçtılar maalesef. Ortada, “Bandırmaspor’a ne olursa olsun, bana ne” havası vardı.
Şimdi burada bizlere düşen görev; Bandırma’nın ballı kaymaklı ekonomisinden, taşından, toprağından, suyundan, limanından ve denizinden geçinenlerin, şirketlerinin başına Bandırma ismini koyanların; Bandırmaspor’dan kaçtıkları bu karanlık günlerde, ateşten gömlek giyen Murat Karakoyun ve arkadaşlarına destek olmak ve onları gönülden kutlamaktır.
Şansınız bol, yolunuz açık olsun.
Serhat Ozar
