Soğuk savaşın bedelini Bandırmaspor ödüyor
Öncelikle, çok geç kalınsa da Bandırmaspor’a gösterdikleri duyarlılık nedeniyle Ercili Şirketler Grubu ile Bandırma BAĞFAŞ Şirketler Grubu’nu kutluyor, darısı şirketlerinin başında Bandırma ismini kullanan diğer firmalara diyorum.
Şimdi gelelim esas konumuza.
Bir kere ortada bir gerçek var ki Bandırmaspor’un en büyük rakibi Bandırma.
Bandırma’da belirli bir grup var ki Bandırmaspor’un başarısızlığı için ellerinden gelen her türlü kötülüğü yapıyorlar. Aslı astarı olmayan dedikodular, sağda solda laf taşımalar, Bandırmaspor’un küme düşmesini bekleyip kına yakacaklar ve en önemlisi, Bandırmaspor Onursal Başkanı Onur Göçmez ile Bandırmaspor Başkanı Murat Karakoyun’un arasına kara kedileri sokmak isteyenler… Hepsi şu an Bandırma’da mevcut.
Evet, herkesin bildiği ama kimsenin yüksek sesle söyleyemediği bir gerçek var: Bandırmaspor Onursal Başkanı Onur Göçmez ile Bandırmaspor Başkanı Murat Karakoyun arasındaki bağlar zedelendi gibi durmakta olup, bu bağın her iki başkanın etrafında gezen iyi niyetli olmayan eller tarafından koparılma noktasına kadar getirildiği bilgilerine ulaştık ve Bandırmaspor adına üzüldük.
Aslında iki başkan da Bandırmaspor için bir şeyler yapmak isteyen isimler. Biri yıllarca verdiği emekle, diğeri bayrağı devralıp başarıyla taşımakla anılan isimler.
Ne yazık ki araya giren “hayırsever gazcılar”, iki başkanın dostluğuna taş koyuyorlar.
“Yok efendim, o şöyle dedi, bu böyle dedi. Onlar bunu yapmış, şunlar bunu yapmış.” diyerek ortalığı kutuplaştırmak isteyenler, kulağa fısıldayanlar, kulaktan kulağa oynanan telefon oyunları yüzünden iki başkan arasındaki köprüler yıkıldı gibi gözüküyor.
Sanki Murat Başkan da Onur Başkan da bir araya gelmemek için ellerinden gelen tüm gayreti gösteriyorlar.
Peki, bu soğuk savaşın bedelini kim ödüyor?
Bandırmaspor, taraftar, şehir ödüyor.
Transferde kulübe sponsor bulmakta zorlanılıyor. Herkes kimin ne diyeceğini bekliyor. “Acaba Onur Başkan ne demiş, Murat Başkan ne cevap vermiş?” Onlar konuşuluyor.
Bakın, bu ara bozucular yüzünden şehirde bir ayrımcılık, sosyal medyada bir cepheleşme görülmeye başlandı.
Halbuki hepimiz aynı formanın, BORDO-BEYAZIN peşindeyiz. Kimse farkında değil.
Bandırmaspor, Türkiye’nin marka değeri en yüksek liginde çok kısıtlı bir bütçeyle, Bandırma gibi sanayisi güçlü ama armasına desteği olmayacak kadar zayıf bir şehirde ayakta kalmaya çalışıyor.
Bir de içeriden darbe yerse nasıl ayakta dursun?
Bir kere Onur Göçmez bu kulüp için çok şeyler yaptı. Adı kulübün duvarlarında yazıyor. İnkâr edilemez.
Murat Karakoyun da Göçmez’den bu görevi devralıp, “Bu arma kayyuma teslim edilemez, ben bu şerefli bayrağı taşırım.” dedi ve hâlâ da tüm zorluklara rağmen başarıyla taşıyor.
Ama iki başkanın arasına girip yangına körükle gidenler ne yapıyor?
Sadece kendi kişisel çıkarlarını ve egolarını tatmin ediyorlar.
Şunu net bir şekilde ifade etmek isterim ki dedikodu; sporda da, siyasette de, ticarette de en tehlikeli silahlardan biridir.
Kurşun gibi çarpar, iz bırakmaz.
Ta ki takım küme düşme potasına girene kadar…
Buradan önce Sayın Göçmez’e:
Bandırmaspor’un, Onursal Başkan olarak tecrübenize ve emeğinize ihtiyacı var. Küsme, darılma zamanı değil.
Sayın Murat Karakoyun’a ise:
Gemiyi tüm zorluklara rağmen başarıyla siz götürüyorsunuz. Söylentilere, konuşulanlara kulak tıkayın; tecrübeye kapıyı kapatmayın.
Elbette bir çift sözüm de iki başkan arasında laf getirip götürenlere:
Elinizi vicdanınıza koyun. Halkın takımı olan Bandırmaspor size ne yaptı?
Üç-beş menfaatiniz için 60 küsur yıllık koca bir çınarı kurutmayın.
Aksi hâlde sezon sonunda hep birlikte oturup “Keşke…” diyeceğiz.
Ve o “keşke”nin bedeli çok ağır olacak.
Bu soğuk savaş bitmeli. İki başkan da geçmişte olduğu gibi aynı masada, aynı kaderi paylaşmalıdır.
Tabii ki bu görevde, Bandırmaspor Onursal Başkanı Onur Göçmez ile Bandırmaspor Kulüp Başkanı Murat Karakoyun’a en yakın olan isimlerden Ahmet Edin’e, Hüseyin Baş’a ve ismini ilk defa Bandırmaspor yönetim kuruluna girdiğinde duyduğum Gürel Soylu’ya düşüyor.
Çünkü rakip sahada değil, içeride. Bandırmaspor’un malına mülküne göz dikmiş, kapı kilidi ellerinde sinsice bekliyorlar.
Biz o rakipleri yenmedikçe Bandırmaspor’un var olmasının hiçbir anlamı kalmayacaktır.
Benim her iki başkana da naçizane önerim: Bulunduğunuz makamların hakkını verin. Kişilere değil, Bandırmaspor’un başarısına kafanızı takın.
Yoksa “sen-ben” tartışmalarıyla başarı beklemek bir hayaldir.
Serhat Ozar
Son Yazılar
Önerilen Yazarlar

