Anasayfa Yazarlar İbrahim Aldemir
Eklenme 11.09.2026 - 21:55

Bandırma’da Kızılay var… Peki Kızılay nerede?

Bandırma’da Kızılay var mı?

Bu soruyu son dönemde birkaç kişiden duyduğumda önce şaşırdım.

Çünkü elbette var.

Bandırma’da Türk Kızılay’ın bir şubesi bulunuyor. Üstelik bu şubenin geçmişi de oldukça eski. Ancak insanın aklına ister istemez başka bir soru geliyor:

Kızılay Bandırma’da var ama Bandırma Kızılay’ı ne kadar görüyor?

İşte asıl tartışılması gereken mesele bence bu.

Kızılay denildiğinde toplumun zihninde ne geliyor?

Kan bağışı araçları…

Deprem ve afetler…

İhtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar…

Ramazan ve Kurban dönemlerinde yürütülen kampanyalar…

Oysa Kızılay yalnızca afet olduğunda hatırlanacak bir kurum değil.

Hatta tam tersine, güçlü bir Kızılay’ın varlığını en çok afet olmadığı zamanlarda göstermesi gerekiyor.

Çünkü sosyal yardım yalnızca kriz anlarında yapılmaz.

Yoksulluk her gün vardır.

Öğrencinin ihtiyacı her gün vardır.

Yaşlının, engellinin, dar gelirli ailenin, yalnız yaşayan vatandaşın ihtiyacı her gün vardır.

Peki Bandırma’da Kızılay bu alanlarda ne kadar görünür?

Bu soruyu sormak Kızılay’ı eleştirmek değildir.

Tam tersine, Kızılay gibi köklü ve toplumdaki karşılığı son derece güçlü bir kurumdan daha fazlasını beklemektir.

Geçmişte daha görünür bir Kızılay vardı

Bandırma Kızılayı’nın geçmişine baktığımızda bugün olduğundan çok daha geniş bir faaliyet alanı görüyoruz.

Sünnet şölenleri düzenlenmiş.

İhtiyaç sahibi çocukların eğitim ve sosyal ihtiyaçlarına destek olunmuş.

Burslar verilmiş.

Ramazan ve Kurban dönemlerinde yardımlar yapılmış.

Eşya yardımları gerçekleştirilmiş.

Öğrenci yurdu hizmeti verilmiş.

Hatta yıllar içerisinde yüzlerce, hatta binlerce çocuğun sünnet organizasyonuna katkı sağlanmış.

Yani Bandırma’da Kızılay’ın bir dönem yalnızca adı değil, sosyal hayattaki ağırlığı da hissediliyormuş.

Bugün ise tabloya baktığımızda Kızılay’ın yaptığı bazı faaliyetleri görüyoruz.

Kan bağışı çalışmaları devam ediyor.

Gönüllülük faaliyetleri yapılıyor.

Okullarla ve üniversiteyle çeşitli çalışmalar gerçekleştiriliyor.

İhtiyaç sahiplerine yönelik yardımlar sürüyor.

Bunların tamamı değerli.

Fakat mesele şu:

Bunlar Bandırma’nın büyüklüğü ve ihtiyaçları düşünüldüğünde yeterli mi?

180 bin nüfuslu bir kentte Kızılay’ın daha büyük bir rolü olamaz mı?

Bandırma artık eski Bandırma değil.

Kent büyüdü.

Nüfus arttı.

Üniversite geldi.

Sanayi büyüdü.

Göç arttı.

Öğrenci nüfusu arttı.

Yaşlı nüfusun ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan insanların sayısı arttı.

Dolayısıyla kentin sosyal ihtiyaçları da çeşitlendi.

Tam da bu noktada Kızılay’a daha fazla görev düşmüyor mu?

Örneğin neden Bandırma’da düzenli bir “Kızılay Sosyal Destek Haritası” oluşturulmasın?

Hangi mahallede kaç ihtiyaç sahibi aile var?

Kaç öğrenci eğitim desteğine ihtiyaç duyuyor?

Kaç yaşlı yalnız yaşıyor?

Kaç engelli vatandaş sosyal desteğe ihtiyaç duyuyor?

Kaç aile düzenli gıda yardımına ihtiyaç duyuyor?

Bu veriler belediye, kaymakamlık, üniversite ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte değerlendirilemez mi?

Kızılay’ın görevi yalnızca yardım kolisi dağıtmak olmamalı.

Asıl mesele, yardım ihtiyacını önceden görebilmek olmalı.

Kızılay’ı sadece afet olduğunda mı hatırlayacağız?

Bir başka önemli mesele de bu.

Deprem oluyor, Kızılay gündeme geliyor.

Kan ihtiyacı oluyor, Kızılay gündeme geliyor.

Büyük bir afet oluyor, Kızılay’ın önemi yeniden konuşuluyor.

Sonra hayat normale dönüyor ve Kızılay yeniden gündelik hayatın arka planına çekiliyor.

Oysa güçlü bir Kızılay, afet olmadığı günlerde de kentte hissedilmelidir.

Bir öğrencinin yanında…

Bir yaşlının yanında…

Bir engellinin yanında…

İhtiyaç sahibi bir ailenin yanında…

Bir gencin sosyal sorumluluk projesinde…

Bir mahallede…

Bir okulda…

Bir üniversitede…

Kısacası hayatın içinde.

Asıl soru: Kızılay’ın Bandırma’da daha büyük bir hedefi var mı?

Benim merak ettiğim konu tam olarak bu.

Bandırma Kızılay Şubesi’nin önümüzdeki yıllara ilişkin bir vizyonu var mı?

Önümüzdeki bir yıl içerisinde kaç aileye ulaşılacak?

Kaç öğrenciye destek verilecek?

Kaç gönüllü kazanılacak?

Genç Kızılay nasıl büyütülecek?

Üniversite öğrencileriyle hangi projeler yapılacak?

Afetlere hazırlık konusunda Bandırma halkına yönelik nasıl bir eğitim programı uygulanacak?

Mahalle bazlı sosyal yardım çalışmaları yapılacak mı?

Kızılay’ın kentteki diğer kurumlarla ortak projeleri artırılacak mı?

Bunların cevaplarını kamuoyu bilmeli.

Çünkü Kızılay, yalnızca bağış toplayan veya afet zamanlarında sahaya çıkan bir kurum olarak algılanmamalı.

Kızılay, toplumun dayanışma damarlarından biri olmalı.

Bandırma’nın Kızılay’a, Kızılay’ın da Bandırma’ya ihtiyacı var

Burada eleştirinin dozunu doğru ayarlamak gerekiyor.

Çünkü mesele Kızılay’ı yıpratmak değil.

Tam tersine Kızılay’ın Bandırma’daki kapasitesini büyütmek.

Şubenin çalışanları ve gönüllüleri elbette çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Ancak kentte yaşayan insanların daha fazlasını bilmeye, görmeye ve hissetmeye ihtiyacı var.

Belki de Kızılay’ın kendisine şu soruyu sormasının zamanı gelmiştir:

“Bandırma bizi ne kadar tanıyor?”

Ve Bandırma’nın da Kızılay’a şu soruyu sorması gerekiyor:

“Sizi daha fazla nerede görebiliriz?”

Çünkü mesele Kızılay’ın Bandırma’da olup olmadığı değil.

Mesele, Bandırma’nın Kızılay’ı ne kadar hissettiği.

Ve belki de artık tartışmamız gereken soru şu:

Bandırma’da Kızılay var mı?

Evet, var.

Ama…

Bandırma’nın ihtiyacı olan Kızılay var mı?

error: İçerikleri kopyalamak yasaktır !!