Anasayfa Yazarlar Uzay Keskin
Eklenme 07.09.2026 - 12:25

BANDIRMA’DA GENÇLER EV SAHİBİ OLABİLECEK Mİ?

Bir süredir gayrimenkul piyasasını konuşurken hep aynı sorulara dönüyoruz.

Konut fiyatları ne olacak?
Faiz düşecek mi?
Kiralar artacak mı?
Şimdi ev alınır mı?

Bence artık başka bir soruyu da sormamız gerekiyor:

Bandırma’da bugün çalışma hayatına başlayan bir genç, birkaç yıl sonra kendi evini alabileceğine gerçekten inanıyor mu?

Çünkü mesele yalnızca bugünün konut fiyatı değil.

Bir şehirde yaşayan gençlerin o şehirde gelecek kurabileceklerine inanması da şehircilik meselesidir.

Bir maaş, bir kira, bir de ev hayali

2026 yılında net asgari ücret 28 bin 75 TL.

Bugün Bandırma’daki ilanlara baktığımızda 1+1 kiralık konutlarda 14–20 bin TL seviyelerini, konumuna ve niteliğine göre bunun da üzerindeki rakamları görebiliyoruz.

Satılık piyasasında ise eski yapılarda 2 milyon TL civarında başlayan 2+1 alternatifler bulunurken, özellikle Yeni Mahalle’deki sıfır 1+1 konutlarda 2,2–3 milyon TL bandıyla sıkça karşılaşıyoruz.

Bir genç ne yapacak?

Kirasını ödeyecek.
Yaşam giderlerini karşılayacak.
Bir taraftan peşinat biriktirecek.
Sonra da kalan bölüm için finansman arayacak.

Asıl sorun belki de evin fiyatından önce burada başlıyor.

Faiz düşerse sorun çözülür mü?

Elbette konut finansmanının ucuzlaması çok önemli.

Nitekim Türkiye genelinde ipotekli konut satışlarında son dönemde görülen artış da talebin finansman koşullarına ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor.

Faizler gerilerse konuta erişim bir miktar kolaylaşabilir.

Ama burada başka bir gerçek daha var.

Finansman ucuzladığında yalnız ilk evini almak isteyen genç piyasaya girmeyecek. Aynı anda daha fazla alıcının talebi artacak.

Yeterli ve doğru konut arzı oluşmazsa bu defa fiyatlar yukarı hareket edebilir.

Bu nedenle gençlerin konuta erişim problemini yalnızca “faiz düşsün, mesele çözülür” şeklinde okumak bana eksik geliyor.

Peki Bandırma ne üretiyor?

Bence Bandırma açısından asıl üzerinde durmamız gereken konu burada.

Yeni Mahalle son birkaç yılda çok hızlı gelişti.

Üniversitenin etkisiyle özellikle küçük metrekareli ve 1+1 konut üretimi yatırımcı açısından anlaşılabilir bir tercihti. Kiralama talebi vardı, yatırımcı talebi vardı ve piyasa buna cevap verdi.

Ancak bugün başka bir soruyu sormamız gerekiyor:

Üniversite öğrencisine göre konut üretiyoruz. Peki yarın mezun olup Bandırma’da çalışacak, evlenecek ve çocuk sahibi olacak genç için ne üretiyoruz?

1+1’e ihtiyacımız var.
2+1’e de var.
3+1’e de var.

Kiracıya da konut lazım, ilk kez ev sahibi olacak gence de, çocuklu aileye de.

Bir şehrin konut üretimi yalnızca bugünün en kolay satılan daire tipine göre şekillenirse birkaç yıl sonra başka bir arz-talep sorunuyla karşılaşabiliriz.

Üniversite büyüyor, sanayi büyüyor; konutu da düşünmeliyiz

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi büyüyor.

Sanayi yatırımlarını, organize sanayi bölgelerini, limanı, lojistiği ve ulaşım projelerini konuşuyoruz.

Bunların tamamı Bandırma açısından kıymetli.

Ama sanayiyi büyütürken yalnız fabrikayı düşünemeyiz.

O fabrikada çalışacak mühendisin, teknisyenin, işçinin; üniversiteden mezun olup Bandırma’da kalmasını istediğimiz gencin de nerede ve hangi koşullarda yaşayacağını düşünmek zorundayız.

Çünkü istihdam yaratmakla insanı şehirde tutabilmek aynı şey değildir.

Belki de burada “ucuz konut” yerine erişilebilir konut kavramını daha fazla konuşmalıyız.

İlk kez ev sahibi olacak gençlerin gelir seviyesine uygun konut tipleri…
Doğru planlanmış yeni gelişme alanları…
Arsa maliyetini gereksiz yere yükseltmeyen planlama…
Kooperatifler, uzun vadeli finansman modelleri ve farklı gelir gruplarına uygun üretim seçenekleri…

Bunların tamamı masada olmalı.

Ev sahibi olmak yalnız yatırım değildir

Gayrimenkul sektöründe doğal olarak fiyatı, kira getirisini, amortisman süresini ve yatırım değerini çok konuşuyoruz.

Ama ilk evini alan genç için konut yalnızca yatırım aracı değildir.

Bazen evlenebilmenin ön koşuludur.
Bazen çocuk sahibi olmaya karar vermektir.
Bazen de:

“Ben hayatımı bu şehirde kuracağım.”

demektir.

Bu nedenle gençlerin konuta erişebilmesini yalnız gayrimenkul sektörünün meselesi olarak görmüyorum.

Bu aynı zamanda şehrin geleceğine ilişkin bir meseledir.

Bandırma büyüyecek.
Üniversitesi büyüyecek.
Sanayisi büyüyecek.
Yeni insanlar gelecek.

Ama başarıyı yalnız nüfusun, fabrikaların ya da yapılan konut sayısının artmasıyla ölçmemeliyiz.

Bir gün genç bir Bandırmalı, çalışmaya başladığında karşısındaki tabloya bakıp:

“Ben bu şehirde çalışırsam, bir gün kendi evimi de alabilirim.”

diyebilmeli.

Çünkü bir şehirde gençler çalışıyor ama o şehirde bir gelecek satın alamıyorsa, mesele yalnız konut fiyatı değildir.

 

Uzay Keskin

SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı

Tüm Emlak Danışmanları Birliği Balıkesir İl Yönetim Kurulu Üyesi – Güney Marmara Sorumlusu

error: İçerikleri kopyalamak yasaktır !!