Her sene en az bir kez yaşadığımız şoku bu sene de önce ligin ilk yarısında Manisa karşısında bu hafta da Serik FK karşısında yaşadık. Küme düşmesi kuvvetle muhtemel takımlara yaptığımız bu kıyaklar ilk değil sonda olmayacak. Son 9 haftada 9 yenilgi almış ve sadece 2 gol atabilmiş takımdan evimizde 3 gol yedik. Kuşkusuz konuşulacak, tartışılacak ama sadece futbol çerçevesinde kalınması gerekecek. Bu çerçeveden çıkarsak Bandırmaspor’a zarar veririz.
Önce soralım, Bandırmaspor lig geneline bakıldığında eleştirildiği kadar kötü bir grafik mi çiziyor? Yanıtı basit HAYIR!!! Peki bizim bütçemizin kat be kat üstünde harcama yapan takımlar ile aramızda uçurum mu Var? Yanıtı yine çok basit HAYIR!!! Küme düşme sıkıntısı mı yaşıyoruz? Tabi ki HAYIR!!! Bazı maçlarda çok kötü mü oynadık? Bu kez EVET!!!! Kısaca tabloya bakıldığı zaman karalar bağlayacak, yönetim ve Mustafa Gürsel’i yollayacak bir tablo ile karşı karşıya değiliz.
Serik FK maçında savunmada Tolga ve Cedric, orta sahada Amaral, Hikmet, Remi yok, tek golcümüz Tangue cezalı, maçın 30. Dakikasında Badji kırmızı kart ile takımı 10 kişi bırakmış. Bu birileri için bahane olmayabilir. Ama futbol dilinden konuşacak isek tutarlı olmak zorundayız. Maçı kurtarmayı beklediğimiz yedeklerimiz; Oğuz, Enes Çinemre, Yasin, Kaan, Yusuf ve Oğuz’un haricinde yaş ortalamaları 18 olan genç ve umut vaat eden oyuncular. Beyler, sizin hayalleriniz süper lig olabilir ama futbolun gerçekleri çok farklı. Daha stat çevresindeki yolları yapamıyoruz. Taraftar maça sular içinde girebiliyor. Statta direkler yüzünden maç izlemek o kadar zor iken, yeni stat sözü verenler ortada yokken, nüfusu 200 bine dayanan sanayi kentinde Bandırmaspor’a göğüs reklamı veren bulunmazken, rüzgar yüzünden penaltı atışı yapılamazken, maçları sadece 500 kişi izlerken neyin hayallerini kuruyorsunuz?
Mustafa Gürsel gitsin; Tamam gitsin sonra… Şampiyon mu olacaksınız? Futbolda çağ mı atlayacaksınız? Anlatın bizde bilelim. 2 senede 8 Teknik Direktör ile çalışıldı ne oldu? Beyler şimdi sakin olma, takıma, Mustafa Gürsel’e ve Yönetime sahip çıkma günüdür. Sakatlar düzelecek, takım kendine gelecek. Lig sonunda da herkes muhasebesini o zaman yapacaktır.
Maçta bazı taraftarlar eski kapalı da takıma tepki gösterdiler. Mustafa Gürsel Hoca’yı istifaya davet ettiler. Bence haklı değiller. Ancak küfür ve hakaret etmeden taraftar tepkisini ortaya koyabilir. Bir kez daha açıkça ifade edeyim ki, Ben Mustafa Gürsel ile devam edilmesini istiyorum. Lakin tepki gösteren taraftara da saygı duyarım. Ama kulüp çalışanının ya da yönetim kurulu üyesinin tepki gösteren taraftara saldırmasını parmak sallamasını da kabul edemem. Maçları videoya çeken bir kardeşimiz var. İşini gücünü bırakıp taraftarlara sarmaya kalkıyor. Bunu yaparken de “hayatınızda iki maça gelip burada bağırıyorsunuz” diyor. Güzel kardeşim, o iki maça gelmediniz dediğin insanlar var ya …. Onların hayatları bu tribünlerde geçti. Senin yaşının yüz katı deplasman maçları var. Dur bakalım daha dün geldin bugün ahkam kesiyorsun. Sayın yöneticiler sakin olacaksınız, alkışlandığınız kadar da eleştirileceksiniz. Bu futbolun kaderidir.
Herkes sakin olsun!!! Lig devam ediyor. Başka da bir Bandırmaspor yok. Bazen sevinip bazen de üzüleceğiz. Saygı çerçevesinde düşüncelerimizi aktaracağız. Kırıp dökmeyeceğiz. Bu konuda Özgün Eren kardeşime de büyük görevler düşüyor. Birlik ve beraberliği sağlayın, maça gelmeyen taraftarı takım ile barıştırın. Eli taşın altına sokan yönetime de sahip çıkın!
