SEKTÖRÜMÜZDE ELEMAN SORUNU VAR - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

SEKTÖRÜMÜZDE ELEMAN SORUNU VAR

Bu haber 20 Haziran 2021 - 14:45 'de eklendi ve 1.452 kez görüntülendi.

Bandırma Araba Servisi

Ordu Caddesi’nde hizmet veren Dzalit Showroom işletmecisi Ahmet Enes Erdem bir çok sektörde olduğu gibi mobilya sektörünün de vasıflı ve vasıfsız eleman sorunu olduğunu ifade ederek, “Bizim işimiz tamamen zanaat işi. Asgari ücretin iki katına yakın maaş imkanı var. Ustalar daha da çok kazanıyor ama buna rağmen eleman bulmakta had safhada sıkıntı yaşıyoruz” dedi.

Dzalit Showroom İşletme Sahibi Ahmet Enes Erdem, Bandırma Şehir Gazetesi’ne Dzalit markasının sektörel yolculuğunu, sektörün sorunlarını ve gelişme hedeflerini anlattı. Dzalit isminin Gürcü dilinde Erdem demek olduğunu ifade eden Ahmet Enes Erdem, “ Dzalit öncelikle Gürcüce Erdem demek. Soyadımız Erdem olduğu için işyerimizin ismini Dzalit olarak belirledik. Batum göçmeniyiz ve Gürcü kökenliyiz. Aslen İnegöllüyüz. Hem kurumsal gözüktüğü için hem de soy ismimiz olduğu için bu adı verdik işyerimize. İngilizce ya da farklı bir dilde değil. 2014 yılında işyerimizi Erdem Dekorasyon ismiyle atölye olarak Sanayi’de açtık. Sektörümüz Türkiye’deki dört temel sektörden biri olarak görülmekte. Biz dolap imalatçısıyız aslında. Kendimizi böyle tanımlayabiliriz. Kişiye özel tasarımlarla dolap imal ediyoruz. Kişiye özel tasarımlarla, istediğiniz ölçülerde, istediğiniz şıklıkta dolap imalatı yapıyoruz. Gördüğünüz herhangi bir modelin aynısını yapma şansımız var. Mutfak dolabı, portmanto, yatak odası, banyo dolabı evin her yerindeki bütün ihtiyaçlar. Bunun yanısıra yemek masası, ofis masası gibi tasarımlar da var. Evye, tezgah, batarya, lamine parke gibi ürünlerin de satışlarını yapıyoruz” dedi.
Sektördeki en büyük sorunun vatandaşlarca kalıplaşan bazı algılar olduğunu ifade eden Erdem, bunların başında “Mobilyacılar işlerini geç teslim ederler” algısının geldiğini belirterek, “ Biz söz verdiğimiz günden bugüne kadar hiç değişmeyen bir kuralımızdır. Aldığımız işi söz verdiğimiz tarihten bir hafta erken teslim ederiz. İşe başlamadan önce işin hesabını yapar, sonrasında hiçbir koşulda anlaşılan fiyatta arttırma yapmayız. Bu işi benden daha iyi yapan bir çok mobilyacı var Bandırma’da ama bende 7 yılda onlarla aynı seviyeye geldiğimi düşünüyorum. Onlar da bana bunu söyledikleri için rahat rahat ifade ediyorum. İşimizi doğru, eksiksiz yapıyoruz. Müşteri portföyümüz de aslında tavsiyelerle oluşuyor. Bize iş yaptıran bir müşterimiz iki-üç farklı kişiye tavsiye ediyor. Bir nev’i zincir şeklinde tavsiye ede ede bizim müşteri portföyümüz oluşuyor” dedi.
SEKTÖRÜMÜZDE ELEMAN BULAMIYORUZ
Sektörün en büyük sorunlarından birinin de eleman bulamamak olduğunu ifade eden Ahmet Enes Erdem, “ Ülkemizde komple bir vasıfsız eleman sıkıntısı zaten var. Mesela oto tamircilerinden az da olsa çıraklar var. Mermerciler de zor da olsa bir süre sonra öğrenilebilen bir meslek olduğu için eleman var. Ama bizim işimiz tamamen zanaat işi. Özel tasarım mobilya yapacak bir kişinin çok iyi matematik, geometri bilmesi lazım. Maaşlarımız da iyi. Asgari ücretin iki katına yakın maaş imkanı var. Ustalar daha da çok kazanıyorlar. Benim şu an 7-8 kişi ile çalışmam gerekiyor. Mikro ölçekte bir işletmeyiz. Bandırma EML’de mobilya bölümü var, Çıraklık Eğitim’de mobilya bölümü var. Biz buralardan çırak alıp eğitmek istiyoruz ama şöyle bir algı var ki, mobilyacı olabilecek kapasitede çocuklar orada değiller. Noktalı işlem yapmayı, ondalık sayılarla işlem yapmayı bilmeyen birisine ben mobilyacılığı öğretemem çünkü bizim işimiz sayılarla, küsüratlarla. Biz kendimizi “Sosyete Hamalı” diye tanımlarız. Şimdi ki gençler hamallık yapmak istemiyorlar. Atölyelerin hepsinin elemana ihtiyacı var. Usta yok gibi. Zamanla şimdiki ustaların yerini alacak jenerasyon yetişmiyor. Ülkede herkes doktor, herkes mühendis olamaz. İnanın çocuklarının mobilyacı olmasını isteyen aileler bundan 10 yıl sonra çocuklarının bir doktordan, bir mühendisten daha iyi kazandığını görecek” dedi.
İLK DÜKKANI AÇTIĞIMIZDA DOLAPLARDA DÜZ BEYAZ MODASI VARDI…
Mobilyacılık sektöründe sürekli değişen bir inovasyon algısı olduğunu ifade eden Ahmet Enes Erdem, işyerini ilk açtıkları senelerde vatandaşlar arasında sürekli bir “Düz Beyaz dolap” yaptırma isteği olduğunu ifade ederek, “ Bir dönem sürekli 10 işimizden 7’si mutlaka düz beyaz dolap oluyordu. İnsanlar da düz beyaz dolap yaptırmaya karşı bir istek vardı sürekli. Yurtdışındaki mutfak, dolap modellerinin internet ile birlikte daha görünür olmasından sonra insanlar daha özel modeller istemeye başladılar. Artık herkes özel bir iş istiyor yani. Son 1,5 – 2 yıldır böyle” dedi.
PANDEMiNİN İLK GÜNLERİ İŞLERİMİZ ARTIŞ GÖSTERDİ
Koronavirüs pandemisinin ilk günlerinde insanların eve kapanmasının evlerdeki bazı eksiklerin fark edilmesine yol açtığını ifade eden Ahmet Enes Erdem, “Çok yoğun bir iş oldu ilk zamanlarda ama Ramazan ayı ile birlikte anlam veremediğimiz çok yoğun zamlar gördük. Ramazan Ayı’ndan sonra yüzde 40, pandeminin başından bu yana da hammaddeye yüzde 120-150 arası zam gördük. Hammadde temini sıkıntısı çektiğimiz zamanlar oluyor. Eskiden bize hammaddeyi satmak için dil dökerlerdi şimdi biz hammaddeyi bulabilmek için onlara dil döküyoruz. Bu da tabi ki fiyatlara yansıyor. Ben bazen fiyat vermekten utanıyorum. Bu iş bu kadar olmaması lazım dediğimiz işler oluyor. Türkiye’de sayısı 10’u geçmeyen MDF fabrikası var, sayısı 5’i geçmeyecek menteşe, dolap kolu gibi parçalar üreten fabrikalar var. Büyük yatırımlı fabrikalar bunlar. Bunların hepsi de akraba. Avrupa’daki fabrikalar pandemi sürecinde kapandığı için ve çalışma şartları bize göre daha sıkı olduğu için bütün üretim Avrupa’ya gitti. Yoğun bir ihracat oldu. Zaten bize kendi ağacımız yetmiyor. Biz Rusya’dan ağaç almak zorunda kalıyoruz. ABD’den dahi Türkiye’ye ağaç geliyor, işlenip Avrupa’ya satılıyor. Türkiye mobilya ihracatında ilk 5’in içinde. Bizim katma değer ürettiğimiz iş mobilya. Ağaç gelmiyor, kur baskısı var, Avrupa’daki fabrikalar kapandığı için kapasite yetmiyor. O da bizim fiyatlarımızı arttırdı. Şimdi ihracat yasağı kondu. Fiyatlarda geriye dönüş olmayacağını düşünmüyoruz ama en azından zamlı dönemin sona erdiğini düşünüyoruz. Bizim hammaddemiz ülkede kalırsa katma değer üretip yurt dışına satabiliyoruz. Pandemide hammadde bitince bir çok firma üretimine 10-20 gün ara verdi. Devlet buna el attı. İhracat yasağı geldi. Fabrikalar artık yurt dışına hammadde gönderemiyor” dedi.
BİZİ EN ÇOK ZORLAYAN ŞEY MÜTEAHHİTLERİN MUTFAK DOLABI YAPMASI
Sektörde kendilerini en çok zorlayan şeyin müteahhitlerin mutfak dolabı yapması olduğunu vurgulayan Ahmet Enes Erdem, “Bizi en çok zorlayan müteahhitlerin mutfak dolabı yapması ve yasa dışı merdiven altı çalışan mobilyacılar. Biz vergimizi veriyoruz. SGK gibi stopaj gibi tüm yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz. Ama bir müteahhit benim yanımda çalışan bir ustayı örneğin kandırıp aslında yine maaşı kadar para verip kendisine dolap yaptırıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Bu yasal bir şey değil. Hem İş Güvenlik kurallarına göre yasal değil hem de faturasız iş yaptıkları için yasal değil. Bu iş bizi çok etkiliyor. İskan olarak müteahhitin mutfak dolabı yaptırmak gibi bir zorunluluğu yok. Tezgah var o da Belediye’nin ufak bir değişiklik yapması ile mümkün olacak bir şey. Böylelikle hem insanlar istedikleri gibi mutfak yaptırabilir evlerine hem de ortaya çıkacak iş tüm mobilyacılara eşit şekilde dağılmış olur. Parası da şehrimizde kalır” diye konuştu.

Bandırma Laptop Tamiri

Bandırma Emlak

Bandırma Web Tasarım

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.