SANATÇI FAZİLET KÜÇÜK İLE RÖPORTAJ! - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

SANATÇI FAZİLET KÜÇÜK İLE RÖPORTAJ!

Bu haber 29 Kasım 2019 - 13:58 'de eklendi ve 2.123 kez görüntülendi.

Çocuğumuzu Yetiştirmek İçin 5 Dakikada Bandırma’ya Yerleşmeye Karar Verdik!

*Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Ben Fazilet Küçük. 26 yaşımdayım, Zonguldak Bülent Ecevit Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Oyunculuk Bölümü mezunuyum. 15 Sene kadar Zonguldak’ta yaşadım. Memur çocuğuyum. Bu sebeple Şırnak Silopi, Bitlis, Batman gibi şehirlerde de babamın görevi sebebiyle yaşamıştım. Ama en uzun süre Zonguldak’ta kaldık ve şehirle birlikte belleğimin oluştuğunu ve hayatımı şekillendirdiğimi söyleyebilirim.
Oyunculuk kariyerim boyunca da Agamemnon, Martı, 444, Bir Yaz Gecesi Rüyası, Kendine Ait Bir Oda, Kanlı Nigar gibi pek çok oyunda; Sheakspare, Virginia Woolf, Sadık Şendil gibi önemli yazarların metinlerini sahneledim.

*Bandırma’ya nasıl yerleştiniz?

Yazın burada yerleşik olarak yaşayan arkadaşlarımıza eşimle birlikte ziyarete gelmiştik. Daha ziyaretin 5. dakikasında Yemen Kahvecisi’nde otururken eşime “Çocuğumuzu burada yetiştirmek çok güzel olur, buraya yerleşelim mi?” diye sordum. O da sağolsun kabul etti ve Ankara’da TBMM’deki işini bıraktı, beraber Bandırmalı olduk. Çok şehir değiştirdiğim için zaten adapte olmakta zorluk çekmedim. Ama bunda Bandırma insanının sıcak ve samimi tavrının da çok etkisi var.

*Karalığın Yüreği diye bir oyun çıkartıyorsunuz ve Dünya Prömiyeri burada yapılacak. Bize bu süreçten bahsedebilir misiniz?

Oyun aslında Zonguldak’ın bize bıraktığı izlerin bir toplamı. Eşim yıllarca çok bilindik bir yayınevinde edebiyat editörlüğü yaptı. İyi bir öykücüdür. Aynı zamanda babası da, dedesi de, anne tarafından dedesi de, çok sayıda öz dayısı ve amcası da madenci; kendisine “Madenkeş bir ailenin çocuğuyum” der. Oyunumuzun metnini de böyle bir bellekle yazmıştı, ben de oyun haline dönüştürerek sahneye koymak istedim.
Provalara başladık. Sonrasında Belediye Başkanımız Tolga Tosun bize prova için bir yer gösterdi. Salonun ayarlanmasında da yardımlarını gördük. Kendisi sanatsever, genç bir başkan. Ayrıca iyi de bir insan. Bu röportaj vesilesi ile de kendilerine teşekkür ederiz. Böylece 7 Aralık günü Barış Manço Kültür Merkezi’nde oyunumuzu sahneye koyacak olmamız kesinleşmiş oldu.

*Peki Karalığın Yüreği oyunu nedir, ne anlatır?

Karalığın Yüreği oyunu aslında bir tek kişilik kadın oyunudur, bir kadının öyküsüdür. Soma’da, Eti Maden’de, Zonguldak TTK’da veya memleketin veya dünyanın herhangi bir yerinde maden ocağında eşi kaza geçiren bir madencinin evinin, evde adeta eşiyle birlikte göçükte kalan kahraman kadınların öyküsünü anlatıyor. Biz bu maden kazalarına, ölümlere hep madencileri hayal edip baktık. Aslında böyle anlarda yerin altı ile üstü arasında bir fark olmadığını yüzümüze vuruyor.
Aynı zamanda toplumsal belleğimizde yer etmiş bir çok vaka var ve biz hep bu acıları ortak olarak yaşasak ta, nasıl bir şey olduğundan bihaberiz. Bu anlamda madenciliği, madenci ailesini, yalnızlığı, kalabalığı, aydınlığı ve en koyu karanlığı sonuna kadar soluyabileceğimiz bir oyun oluşturduk.

Oyunu Zonguldak’ta da göstermemiz için pek çok belediye ve STK talepte bulundu. Fakat biz oyunun oradaki ne yazık ki rutin bir gündelik olduğunu söyleyerek aslında bu isimsiz kahramanların öykülerini başka yerlerdeki insanlara taşımak istediğimizi belirttik. Bu da yıllarca ülke ekonomisine katkıda bulunan, sanayimizin lokomatifi taş kömürü üretimi sırasında ölen madencilere ve yarattıkları tüm değerlere bir saygı duruşudur diye düşündük.

Oyunumuz Soma’dan çok daha önce, 3 Mart 1992’de Kozlu’da Meydana gelen ve 163 madencinin hayatını kaybettiği, 163 kadının eşini kaybettiği, 163 çocuğun babasız kaldığı o günü, bir madenci evinden anlatıyor. Karanlıktan Korkan bir kadının elektriklerin kesilmesi ile maden ocağına dönüşen evini ve korkusunu bir hayat öyküsüyle bütünleştiriyor.

*Karalığın Yüreği ismi nereden geliyor?

Aslında ünlü İngiliz Edebiyatçı Joseph Condrad’ın en klasik romanı “Karanlığın Yüreği” eşimin en beğendiği ve durup durup yeniden okuduğu romandı. Biraz oraya vurgu yapıyor ve aynı zamanda bu kitap da oyunun en kilit yerlerinde karşımıza çıkıyor. Orası da sürpriz olsun.

*Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

Oyunumuza güveniyoruz. Metni de, rejisi de, sahnesi de bize ait bir oyun ve Bandırma’dan sonra bir turne yapacak. Dünya Prömiyeri yani ilk gösterimi Bandırma’da 7 Aralık Cumartesi günü gerçekleşecek. Tüm Bandırmalıların toplumsal belleğimiz, ortak acılarımız ve ortak değerlerimiz için ne denli duyarlı olduğunu biliyoruz. Bu sebeple oyunumuza sahip çıkacaklarına inanıyoruz. Sizlere de bize vakit ayırıp kıymet verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Salonda görüşmek üzere…

Hakan ÇAPAR

Bandırma Emlak

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

izmir tüp bebek
porno izleescort