ÖZCAN : ASTIMIN ÜLKEMİZDE 3,5 MİLYON KİŞİYİ ETKİLEDİĞİ DÜŞÜNÜLMEKTE - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

ÖZCAN : ASTIMIN ÜLKEMİZDE 3,5 MİLYON KİŞİYİ ETKİLEDİĞİ DÜŞÜNÜLMEKTE

Bu haber 05 Mayıs 2021 - 15:47 'de eklendi ve 408 kez görüntülendi.

Dünya Astım Günü nedeniyle astım hastalığı, sebepleri ve tedavi yolları konusunda açıklamalarda bulunan Özel Royal Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ceyhan Özcan, “Astım tedavisinin hedefi semptom kontrolünün sağlanması ile birlikte astım atağı ,kalıcı hava akımı kısıtlanması ve ilaç yan etkileri gibi risklerin önlenmesidir” dedi.

Özcan, “Astım, doğrudan veya dolaylı uyaranlara karşı gelişen hava yolu aşırı duyarlılığı ile ilişkili kronik hava yolu inflamasyonu (hava yolunda iltihabi hücrelerin toplanması) ile karakterize bir hastalıktır. Hırıltı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi semptomlarla birlikte hava akımı kısıtlılığı da karakteristik olarak zaman içinde değişkenlik gösterir. Genellikle allerji, irritanlar egzersiz, hava değişimi veya solunum yolu infeksiyonları gibi  çeşitli faktörlerle tetiklenir.  Semptomlar ve hava akımı kısıtlılığı sıklıkla tedaviyle veya kendiliğinden düzelerek haftalarca veya aylarca olmayabilir. Diğer taraftan alevlenmeler hayatı tehdit edici olabilir.  Astımın dünyada yaklaşık 300 milyon, ülkemizde ise 3.5 milyon kişiyi etkilediği düşünülmektedir. Ülkemizde çocuklarda astım sıklığı %6-15;erişkinlerde ise %2-17 arasında değişmektedir” dedi.

Astım Tipleri:

Allerjik astım: Genellikle çocukluk çağında başlar.Egzema,allerjik rinit,gıda veya ilaç allerjisi gibi geçmiş  ve/veya aile öyküsü mevcuttur.

Nonallerjik astım: Bazı yetişkinlerde allerji ile ilişkili olmayan astım vardır.

Astım gelişiminde risk faktörleri:

-Kişisel faktörler:

Genetik: Anne, babadan birinin astımlı olması durumunda çocukta astım görülme riski

%20-30 iken anne, babanın herikisinin de astımlı olması durumunda bu risk %60-70’e ulaşmaktadır.

Obezite : Tek başına astım riski ve prognozunda(hastalığın seyri) etkili bir faktördür.

Cinsiyet: 14 yaşından önce erkek çocuklarda kız çocuklarının 2 katı astım görülürken,erişkin dönemde kadınlarda daha sık görülmektedir.

-Çevresel faktörler:

Allerjenler: Ev tozu akarları,küf ve hamam böceği allerjenleri,polenler erişkin astımı için önemli risk faktörleridir.

Mesleksel astıma neden olan faktörler:300’den fazla maddenin mesleksel astım ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Mesleksel astımda hastalığın ortaya çıkmasında maruziyetin başlangıcından itibaren aylar veya yıllar süren bir zamana ihtiyaç duyulmaktadır.

Sigara: Sigara içmek astım gelişimi için bir risk faktörüdür.Çocuklarda doğum öncesi ve doğum sonrasında tütün dumanına maruziyet astım sıklığını belirgin olarak arttırmaktadır.

Sigara dumanına maruziyet aynı şekilde gençlerde ve erişkinlerde de astım gelişimini arttıran bir faktördür.

İç ve dış ortam hava kirliliği astım gelişiminde ve astım semptomlarının tetiklenmesinde önemli bir risk faktörüdür.

Diyet:İnek sütünden veya soya proteininden elde edilen hazır mamalar ile beslenen çocuklarda anne sütü alan çocuklara göre daha yüksek oranlarda astım görülmektedir.

Yapılan çalışmalarda  vitamin C,E,D alımı,akdeniz tipi beslenme ve meyve tüketimi ile astım gelişiminin azaldığı bildirilmiştir.

 TANI:

Tanı, nöbetler halinde gelen nefes darlığı,hışıltılı solunum,öksürük,göğüste sıkışma hissi gibi semptomların varlığı ile konur.Semptomların gün içinde veya mevsimsel olarak değişkenlik göstermesi,sis,duman,çeşitli kokular veya egzersiz gibi nedenlerle tetiklenmesi,geceleri artış olması ve uygun  astım tedavilerine yanıt vermesi astım tanısını destekler.

Ailede astım öyküsünün bulunması ve alerjik hastalıkların varlığı tanı koymaya yardımcı olan diğer özelliklerdir.

Astım tanısında solunum fonksiyon testi önemli bir tanı yöntemidir.Solunum fonksiyon testlerinin normal olması astım tanısını ekarte ettirmez.Astımlı hastalarda solunum yolu infeksiyonları sırasında solunum fonksiyonlarında azalma sıklıkla izlenir.

Astım ile allejik rinit ve diğer alerjik hastalıklar arasında güçlü bir ilişki vardır.Bu nedenle gerekli durumlarda allerjik değerlendirme yapılması tanı ve tedavi yönünden yararlı olabilir.

Bahar aylarında ortaya çıkan yakınma durumunda polen duyarlılığı,yıl boyu olan özellikle iç ortamda ve gece ortaya çıkan yakınma durumunda ev tozu akarı duyarlılığı,küflü ortam maruziyeti varsa küf mantarı duyarlılığı,kedi,köpek bulunan ortama girildiğinde ani başlayan semptomlar varsa kedi,köpek duyarlılığından şüphelenilir.

Allerji düşünülen hastalarda ilk tercih edilecek tanı yöntemi deri prick testidir.Ülkemizin sahil kesimlerinde akar duyarlı alerjik astımlıların oranı iç ve doğu kesimlerinden daha fazladır.

    TEDAVİ:

Astım tedavisinin hedefi semptom kontrolünün sağlanması ile birlikte astım atağı,kalıcı hava akımı kısıtlanması ve ilaç yan etkileri gibi risklerin önlenmesidir.Tedavinin başarısında hasta-hekim işbirliği,hasta uyumu ve inhaler(solunum yoluyla alınan) ilaçların doğru kullanılması çok önemlidir.

Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar:

-Kontrol edici ilaçlar: Hastaların yakınması olsun,olmasın idame tedavide düzenli kullanılan ilaçlardır.Bunlar hava yolu inflamasyonunu baskılar,semptom kontrolü sağlar,atakları önler ve solunum fonksiyon kaybını azaltır.

Bu grupta yer alan inhale steroidler günümüzde astım tedavisinde kullanılan en etkili antiinflamatuar ilaçlardır. İnhale steroidlerin lokal yan etkileri ağız ve boğazda mantar enfeksiyonu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu irritasyonuna bağlı oluşan öksürüktür. İnhalas-yon sonrası ağzın su ile çalkalanıp gargara yapılarak tükürülmesi ile bu yan etkiler azaltılabilir. Kontrol edici ilaçlar arasında inhale steroid ve uzun etkili bronş genişletici ilaç kombinasyonları, lökotrien antagonistleri(montelukast) ,uzun etkili antikolinerjikler sayılabilir.

Anti Ig E (omalizumab) steroidler ve uzun etkili bronş genişleticiler ile kontrol altına alınamayan ağır alerjik astımı olan,yıl boyu süren bir alerjene(ev tozu akarı,küf,ev hayvanı) duyarlı hastalarda kullanılmaktadır.2-4 haftada bir cilt altı enjeksiyon şeklinde uygulanır.

Tedavinin 16.haftasında yarar gören hastalarda tedaviye devam edilir.Yarar sağlanamamışsa tedavi sonlandırılır.

Semptom giderici ilaçlar(kurtarıcı ilaçlar): Sadece semptom olduğunda semptomu gidermek amacıyla kullanılırlar.Bunlar hızlı etkili bronş genişletici ilaçlardır.Bu ilaçların yan etkisi kalpte çarpıntı, ellerde titreme ve ağız kuruluğudur.

-İlaç dışı uygulamalar:

Allerjen immunoterapisi(Aşı tedavisi): Erişkin astımında  alerjik rinitin eşlik ettiği hafif ve orta şiddetteki hastalarda alerjenden kaçınma ve ilaç tedavisine rağmen semptomlar devam ediyorsa düşünülebilir. Öncelikle alerjik duyarlılık deri prick testi ile gösterilmelidir. Kontrol altında olmayan ağır astım, aktif otoimmun hastalıklar, aktif kanser hastalığı olanlar, AİDS varlığında immunoterapi yapılmamaktadır. İmmunoterapiye bağlı şiddetli astım alevlenmele-ri, anafilaksi ve ölüm vakaları bildirilmiştir.

Bronşiyal termoplasti: Hava yollarına  3 kez bronkoskop ile kontrollü olarak ısı enerjisi verilmesi esasına dayanır. Amaç hava yollarındaki artmış olan düz kas kitlesinin azaltılmasıdır.

Astımda Basamak Tedavisi:

Astım kontrol düzeyine göre tedavinin ayarlandığı ve ideal tedavinin uygulanmasını hedefleyen bir yöntemdir.Kontrol altında olmayan hastalarda ilaç doz ve çeşidinin arttırılması

(basamak çıkmak),iyi kontrol sağlanan hastalarda ise ilaç doz ve çeşidinin azaltılması

(basamak inmek)şeklinde uygulanır.İyi kontrol sağlanan ve en az 2-3 aydır kontrol altında olan hastada tedavi bir basamak inilir.2-3 ay kullandığı tedaviye rağmen iyi kontrol sağlana-mayan hastada bir basamak çıkılır.

Astım atağını tetikleyici faktörler:

Viral enfeksiyonlar,allerjenler,ilaçlar(aspirin,steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar,beta blokerler),egzersiz,soğuk hava,gastoözofageal reflü,emosyonel(duygusal)faktörlerdir.

 Korunma:

Astım gelişiminde üç basamak mevcuttur.

Duyarlanma dönemi: Allerjenle temas sonucu ortaya çıkar.

Hava yolu inflamasyonunun gelişmesi: Tekrarlayan allerjen teması sonucu ortaya çıkar.

Hastalığın ortaya çıkması: Tetikleyici faktörlerin de katılımı ile hastalık ortaya çıkar ve semptomlar oluşur.

 Primer korunma: Hastalık henüz ortaya çıkmadan astım gelişmesini önlemeye yönelik önlemleri kapsar.

Sekonder korunma: Astım gelişmiş bir kişide semptomların ve atak gelişiminin önlenmesidir.

Primer korunmada doğum öncesi ve  doğumdan hemen sonraki dönemde yapılabilecek şeyler dikkate alınmalıdır. Özellikle ailede astım ve allerji öyküsü varsa 4-6 ay süreyle anne sütü alınmasının, 4 yaşa kadar görülen üst solunum yolu enfeksiyonları ile ilişkili hışıltılı solunum gelişmesine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır.

Hamam böceği maruziyetine bağlı olarak ileri yıllarda astım gelişimi riski vardır.Bu nedenle hamam böceği ile mücadele önem taşır.

Doğum öncesi ve doğum sonrası dönemde sigara dumanına maruziyet akciğer gelişimi üzerine olumsuz etkilere yol açmakta ve astım gelişimi açısından risk oluşturmaktadır.Bu nedenle gebelerin ve ebeveynlerin sigara içmeleri kesinlikle engellenmelidir.

Bandırma Laptop Tamiri

Bandırma Emlak

Bandırma Web Tasarım

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.