KONUT SORUNUYLA YÜZLEŞMEK ZORUNDAYIZ - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

KONUT SORUNUYLA YÜZLEŞMEK ZORUNDAYIZ

Bu haber 11 Temmuz 2020 - 13:33 'de eklendi ve 946 kez görüntülendi.

Bandırma çarpık kentleşmesi, düzensiz yerleşimleri, sahipsizliği, yeşilsiz ve beton yığını hali ile sorunlar içinde boğulmuş bir kent konumuna geldi. Birçok ilden büyük olmakla övündüğümüz, sanayileşmede tercih edilen kent olma istediğimiz kadar iyi gitmiyor. Tıp Fakültesi, Borkarbür, Güç Enerji Santrali, Kültür Merkezi, Kavşak çalışmaları ile son dönemde bir nebze olsun kıpırdanmaya başlasak da kentin kalıcı sorunlarına yönelik çalışmalar yeterli gözükmüyor. Bandırma’nın sorunları nedir diye kime sorarsanız sorun hemen trafik ve otopark diye yanıt verecektir. Yanlış mı? Hayır. Bunlar Bandırma’da sıkıntı yaratıyor mu? Evet. Peki, Bandırma’nın sizce daha acil bir sorunu yok mu? Bandırmalılara göre en acil çözülmesi gereken sorunlar bunlar olsa da ben daha farklı ve geniş perspektiften Bandırma’ya bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Birçok kişinin sorunlar sıralamasına öne koyduğu trafik ve otopark sıkıntısını çözme adına üretilen senaryolar belediyelerin ekonomik gücünü aşacak projeleri kapsıyor. Çok uzun yıllar önce Bandırma kent olma olgusuyla tanıştığı dönemlerde ne yazık ki, kentte plansız ve vizyonsuz hamleler yapılmış. Yollar ve sokaklar belirlenirken asla 50 yıl sonrası düşünülmemiş. Bu kenti yönetenlerin hayalleri bir türlü Bandırma’nın hayalleri ile örtüşmemiş. Dar caddeler, olmayan kaldırımlar yüzünden Bandırmalılar tarihe yolun ortasından yürüyen insanlar olarak, şehir efsanesi şeklinde anılmaya başladılar.

Bandırma’nın en gözde noktaları yıllardan bu yana atıl halde duruyor. Tekel arazileri, eski Çocuk Sarayı ve Cin Çukuru birkaç arabanın park ettiği en pahalı araziler konumuna geldi. Bandırma Belediyesi bu arazileri gelir getirici projeler için düşünürken prosedürdeki engeller bu projeleri bir türlü hayata geçmesine olanak vermiyor. Çocuk Sarayı arazisine Balıkesir Büyükşehir katlı robotik otopark yapmak istiyor. Ancak arazi hazinenin olduğu için ücret talep ediliyor. Sonuçta   kaybeden yine Bandırma oluyor. Deniz kenarında bulunan bir kentin en iyi lokasyonları deniz kıyısındaki yerleridir. Ama bizler Bandırma’nın deniz kıyılarını araba park ederek heba ediyoruz. Ne yapalım vizyonumuz bu kadarla sınırlı.

Son yıllarda bizi yönetenler ısrarla Bandırma artık nasıl bir kent olma noktasında kararını vermelidir diye zorlamaya başlamışlardı. Bandırma’da sanayi kenti olma adına son kararını verdi. Çok verimli topraklara sahip olsak da turizm potansiyelimiz olsa da Bandırma ben sanayi kenti olacağım diye kararını verdi. Buna paralel olarak da organize sanayi bölgeleri kenti sarmalamaya başladılar. Mirza döneminde çevre hassasiyeti ön plana çıkınca Bandırma’ya yatırım yapacaklar biraz frene basmışlardı. Şimdi sanayicilerin hamleleri artarak devam ediyor. Ancak işte tam bu noktada Bandırma trafik ve otopark sorunlarını katlayacak sıkıntıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Peki, neydi bu Bandırma’nın yüzleşmek zorunda kaldığı en büyük sorunu, el cevap KONUT SORUNU…

 

Birilerinin gelişiyoruz, nüfus hızla artıyor demelerine siz bakmayın. İnanın ne gelişiyoruz ne de nüfusumuz artıyor. Bandırma’nın 2017 yılı nüfusu 152 Bin olup, nüfus artış hızı sadece %2 ve şehirleşme oranı da %85 seviyesinde kaldı. Bandırma’nın resmi nüfus artış hızı ülke ortalamalarının biraz altında kalmış. Yani rakamlar şunu söylüyor. Bandırma sanayi ve ticaret alanında potansiyeline uygun bir gelişme sağlayamamış. Bunun öncelikli nedeni sanayi yatırımları ile Bandırma’ya gelecek kişiler için yeterli konut alanı olmamasıdır. Bandırma’nın bir tarafı hava üssü ve Eti Maden arazisiyle, diğer taraftan Merinos ve üniversite arazileri ile çevrilmiş durumda. Konut yapacak arazileri yok. Elde kalan son arazilerde konut yapılarak satıldı. Bandırma’nın 500 binleri bulacak denilen nüfusu nasıl barındıracağı noktasında öngörüsü de bulunmuyor. Hepimiz kafamızı kuma gömüp, Bandırma gelişiyor nüfusumuz patlayacak hayalleri kuruyoruz. Hayallerimiz Paris olsa da gerçekler konut alanı olmayan Bandırma şeklinde önümüzde duruyor. Bandırma’nın gelişebileceği, konut alanları üretebileceği noktalarda mera vasfını taşıyor. Ülkenin gıda ürünlerini ithal ettiği şu günlerde nitelikli tarım alanlarını konut alanlarına çevrilmesi kuşkusuz mantıklı olmasa gerek. Pandemi sürecinde kendi kendine yetebilmeyi sanırım hepimiz fark ettik.

Sonuç olarak gelişmek, sanayileşmek, iş ve ekmek istiyoruz. Lakin bunun için alt yapımız eksik. Bu eksikliklerin başında ne trafik ne de otopark sorunu geliyor. Kent olarak yukarıda ifade ettiğim gibi en büyük sorunumuz konut alanı olmaması. Kenti yönetenler bu sorunların farkında lakin çözüm noktasında onlarda tıkanmış durumdalar. Ne diyelim Allah yardımcımız olsun.

Bandırma Web Tasarım

Tercüme Bürosu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.