KIRK YILLIK KANİ OLUR MU YANİ? - Bandırma Şehir | Yaşadığınız Şehirden Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Yaşadığınız Şehirden Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

KIRK YILLIK KANİ OLUR MU YANİ?

Bu haber 08 Eylül 2021 - 10:24 'de eklendi ve 647 kez görüntülendi.

Şimdilerde kaldı mı bilmiyorum. Geçmiş yıllarda evlerde tavuk pişirildiği zaman lades kemiğini ikiye ayırarak iddiaya girilirdi. Bir şeyler alınıp verilirken hemen aklımda derdik. Bu iddia ile yapılanları ve söylenenleri unutmazdık. Şimdilerde ne yazık ki toplum olarak balık hafızalı olmaya başladık. Birey olarak da yapılanları ve söylenenleri çok çabuk unutur olduk.
Bayram değil seyran değil bu lades konusu nereden çıktı diye düşünüyor olabilirsiniz. Dedim ya artık ülke, toplum ve birey olarak asla olaylardan ders almıyoruz. Örnek mi istiyorsunuz, uzağa gitmeye gerek yok Bagfaş örneği adeta gözümüze sokulur cinsinden. Hadi biraz gerilere 1980 li yılların sonlarına gidelim. Kemal Gençer’in Bandırma Gübre Fabrikalarının başına geçmesiyle iş barışı bozulmaya başladı. Her fırsatta sendikaya karşı olan antipatisini öne çıkaran Kemal Gençer yoğun işçi çıkarılmasını işçilere koz olarak kullanmaya başladı. Dediğini de yaptı ne yazık ki. 1990 yılında çok sayıda emekçi kapının önüne konuldu. İşyerinde toplu sözleşme yapma hakkını da kaybeden Petrol İş Sendikası önce eylemler sonra da uzlaşma yolunu denediyse de Kemal Gençer asla taviz vermedi. O günden itibaren Bagfaş çalışanları asgari ücrete talim etmeye ve işiten atılma korkusuyla çalışmaya devam ettiler.
Bu dönemde çalışma koşulları Kemal Gençer tarafından daha zorlaştırılırken, Petrol İş Sendikası üzerindeki baskı her geçen gün arttı. Bir yandan sendika toplu iş sözleşme hakkını kazanma adına örgütlenmeler yaparken, Kemal Gençer’de bu örgütlenme çabalarını boşa çıkarma adına kendi düşüncelerine uyan işçilerle örgütlenme çabalarına balta vurdu. Kim sendikalı oluyorsa biletini kesti. Yıllar geçti sene 1999 oldu. Levent Balkış Başkanlığındaki sendika emekçilerle ele ele vererek olmaz denileni başarıp Kemal Gençer’i Toplu İş sözleşmesi masasına oturtmayı başardılar. Sendikanın istekleri maddi değil örgütlenme haklarının güvence altına alınmasıydı. Uzlaşma sağlandı. Tüm çalışanlar imzaların atıldı haberini beklerken ne olduysa Kemal Gençer masadan kalkıp şimdi greve gidebilirsiniz deyiverdi. O günlerde neden böyle olduğunu ne sendika ne de sınıf bilincini taşıyan emek mücadelesinde önde yürüyecek olan işçiler anlamadı. 1999 yılında Petrol İş Sendikası başka çaresi kalmadığı için Grev kararı aldı. Bu karara rağmen uzlaşma adına çaba harcayanlara Kemal Gençer karşılık vermedi.
Yapacak bir şey kalmayınca Bagfaş işyerinde davullu zurnalı grev başladı. Sendika üyesi işçiler dışarıda grev yaparken içeride üretim devam etti. Sendika genel Merkezinin ağırlığı olmayınca Bandırma Şubesi ellerinden gelenin fazlasını yapmak zorunda kaldı. Grev devam ederken grevi kırma adına her şeyi mubah sayan Kemal Gençer, onla hareket eden siyasi partinin gücünü de arkasına alarak birtakım işçileri uzak köylerde toplantılara çağırdı. İşte o zaman sendika Kemal Gençer’in neden masadan apar topar kalktığını, emek mücadelesini siyasi düşüncelere kurban ettiğini anladı. Kemal Gençer ve siyasi parti kendi adamlarıyla grevi kırmayı başardı. Masada Levent Başkan’ın önüne kendi adamlarının hazırladığı listeyi atan Kemal Gençer, listede yer alan, sınıf mücadelesinde öncü rol oynayan tüm emekçilerin işten atılması istedi. Genel Merkezinden destek alamayan, kendi işçileri tarafından arkadan vurulan Sendika Toplu İş Sözleşmesini imzalamak zorunda kaldı. Emek mücadelesini bilen, işçi sınıfı bilimi doğrultusunda hareket eden yüzlerce emekçi grevin sona ermesiyle kapının önüne konuldu. Parayı alan işçiler (!!) iş başı yaparken, sendikayı bir kez daha yok eden Kemal Gençer yine kazanan taraf oldu.
Tarihe bu notları düşerken lades iddiasını da buraya bağlamak istiyorum. Bazı yapılanlar unutulmamalı ve adımlar buna göre atılama diyorum. Yıllar geçti. Geçen bu yıllar içinde Petrol İş Sendikasından birçok başkan geldi geçti. Sendika aradan geçen 21 yıla rağmen hala işçileri Bagtaş’ta örgütleme mücadelesi veriyor. Sendika işçileri üye yapmaya Kemal Gençer’de atmaya devam etti. Son bir gayret gösteren Sendika işyerinde çoğunluğu sağlayıp Kemal Gençer’i masaya davet etti. Tam bu sırada müsilaj olayı patlak verdi. Olaydan sorumlu tutulmak istenen Bagfaş’ta üretim dursun denildi. Kemal Gençer de denize düşen yılana sarılır misali sendikaya sarıldı. Klasik işveren söylemi doğrultusunda fabrika kapanırsa işinizi kaybedersiniz diyerek sendikanın Bagfaş lehine eylemler yapmasını istedi. Kemal Gençer’in geçmişteki Sendika antipatisini bilmesine karşın sendika tüm işçileri fabrikanın önüne yığdı. Söylem şuydu, işçiler fabrikaya sahip çıkacak, Kemal Gençer de sendika üyeliklerini kabul ederek toplu İş masasına oturacaktı. Bile bile lades oyunu işte tam burada başladı.
Bürokrasi de işlerini halletme yoluna giden Kemal Gençer ilk iş olarak sendikaya üye olan 35 işçiyi işten çıkardı. Üretimi durdurulan iki ünite devreye girince ben işçileri tekrar işe alacağım dedi Gençer.
İnandık mı? Hayır. Hadi inanalım. Bu işçiler tekrar sendikaya üye olabilecekler mi? Tabi ki hayır. Sendika şimdi bir yandan masaya oturmaya bir yandan da işçileri işe döndürmeye çalışıyor. Kolay olmadığını bilmeleri gerek. Ne yazık ki, sendika yönetimi 1989 yılında bu yana Bağfaş hikayesinden hiç ders almamış. O süreci enine boyuna incelememiş. Daha doğrusu Kemal Gençer’in sendikaya bakışını hiç anlamamışlar. İşçileri ve ailelerini bu tuzağa çekenler o dönemlerdeki yöneticilerinin de uyarılarını dikkate almamışlar. Her zaman olduğu gibi kullanılan yine emekçiler oldu.
Son sözümde şu olsun isterim. Kırk yıllık Kani olur mu yani!

&nbps

Bandırma Araba Servisi

&nbps;

Bandırma Laptop Tamiri

Bandırma Emlak

Bandırma Web Tasarım

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.