Kapanan tüm belediyeleri tekrar açacağız - Bandırma Şehir | Yaşadığınız Şehirden Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Yaşadığınız Şehirden Haberiniz Olsun

SON DAKİKA
casino siteleri

Kapanan tüm belediyeleri tekrar açacağız

Bu haber 18 Eylül 2013 - 1:02 'de eklendi ve 1.670 kez görüntülendi.

777 11 22 33 44 111 222 333 444 555

Bandırma, Manyas ve Salur’u kapsayan bir program için Bandırma’ya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 30 Mart 2014 seçimleri ile Belediyeleri kapanacak olan Salur ve Kızıksa Beldelerini de dolaştı. Kılıçdaroğlu iktidara geldiklerinde kapanan tüm belde belediyelerini tekrar açacaklarını belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ülke iyi yönetilmiyor. Bakın savaşın eşiğine geliyoruz neredeyse. Savaşacaksan kendi çocuklarını gönder, milletin çocuğunu niye gönderiyorsun” dedi. Kılıçdaroğlu, Balıkesir‘in Manyas ilçesine bağlı Salur Belediyesi tarafından yaptırılan Atık Su Arıtma Tesisinin açılışı için Bandırma‘ya geldi. HelikopterleBandırma 17 Eylül Stadı’na gelen Kılıçdaroğlu‘nu partililer karşıladı. Buradan parti otobüsüyle Bandırma’nın Aksakal beldesine geçen Kılıçdaroğlu, CHPGenel Başkan Yardımcısı Haluk Koç ile bir kahvehanede vatandaşlarla çay içti. Bu sırada Balıkesir İl Genel Meclisi Üyesi İsmet Koçyiğit’in de aralarında bulunduğu bir grup çiftçi, yanlarında getirdikleri bir çuval ayçiçeğini, açıklanan alım fiyatının yetersiz olduğunu gerekçe göstererek Kılıçdaroğlu’nun oturduğu masanın önüne döktü. Ayçiçeği üreticilerinin sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, daha sonra parti otobüsünden vatandaşlara hitap etti. “Ben buraya hükümeti şikayet etmeye gelmedim” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Ben size bir şey vadetmeye geldim, bu ülkeyi adam gibi yönetmek mümkün. Bu ülkede herkesin karnının doyması mümkün. Bu ülkenin Bereketli toprakları var. Bu ülkenin çalışan insanları var. Neden birbirimize kızıyoruz? Neden birimiz diğerini ötekileştiriyor? Kızmadan da barış içerisinde, huzur içinde yaşamamız mümkün. Bu topraklarda ay yıldızlı bayrağımız var. Onu gururla göndere çekiyoruz. Topraklarımız var, güneşimiz var, Bereketli tarlalarımız var. Biraz önce arkadaşlar ayçiçeklerini döktü. Geçen sene verilen fiyatın altında fiyat verildi. Mazot mu ucuzladı, gübre mi ucuzladı, elektrik mi ucuzladı? O zaman bir derdimiz var demektir. Sandığa gideceğiz. Sandığa giderken elimizi vicdanımıza koyalım ve oyumuzu öyle kullanalım. Diyelim ki ‘ben bu oyu bu ülkenin geleceği için, çocuklarım için, alın terim için kullanıyorum’. Herkesten bunu istiyorum. Hiç kimseyi ötekileştirmek istemiyoruz. Herkesin kimliğine saygılıyız. Bu topraklarda özgürce, bağımsız yaşamak istiyoruz. Sadece kendi ülkemizde barış içerisinde değil komşu ülkelerimizle de barış içinde yaşamak istiyoruz. Huzur varken savaş neden. Barış varken savaş neden.”

“10’uncu köye giderim”

Kılıçdaroğlu, vatandaşlara hitap ettikten sonra seçim otobüsüyle Manyas‘a geldi. İlçe merkezindeki bir kahvehanede vatandaşlarla çay içip sohbet edenKılıçdaroğlu, ilçe merkezinde toplananlara parti otobüsü üzerinden seslendi. Kılıçdaroğlu, ülkede çiftçi ve esnafın kazanama dığını, bunun siyasetçinin kendi cebini düşünmesinden kaynaklandığını savundu. Hükümete geldikleri takdirde halkın cebini düşüneceklerini, halkın zenginleşmesi için çalışacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, “Bu ülkede doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar. Beni 9 köyden de kovsalar 10’uncu köye giderim, bu millete yine doğruları söylerim. Önce halk zenginleşecek, halkın cebi para görecek. Halkın cebi para görecek ki bu memlekete huzur gelsin. Neden huzur içinde yaşamayalım? Gençlerimizin çoğu işsiz, neden?” diye konuştu.

“Demokrasilerde halkın gücünün üstünde başka güç yoktur”

Konuşmasının ardından seçim otobüsüyle Manyas‘a bağlı Kızıksa beldesine geçenKılıçdaroğlu, burada da vatandaşlara hitap etti. Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin kul hakkı yememesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayatımın her dönemi Recep Tayyip Erdoğan‘ın aldığı maaştan daha fazla maaş aldım, ispat ederim ama onun gemicikleri var, gemileri var. Hiç sormayacak mısınız arkadaş nasıl aldın sen bunların hepsini diye. Sizin sırtınıza binerek aldı. Şimdi siz bunu çekiyorsunuz. Halkın gücü en büyük güçtür. Demokrasilerde halkın gücünün üstünde başka bir güç yoktur.  Ülke iyi yönetilmiyor. Bakın savaşın eşiğine geliyoruz neredeyse. Savaşacaksan kendi çocuklarını gönder, milletin çocuğunu niye gönderiyorsun? Çocuğun askerlik yapmaz, ondan sonra kalkar milletin çocuklarının sırtından savaş ilan etmeye kalkarsın. Arkadaş biz kendi ülkemizde savaş istemiyoruz. Komşularımızda da savaş istemiyoruz. Müslüman, Müslüman’ın kanını dökmesin, istemiyoruz. Kendi ülkemizde komşularımızla barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu ülkenin sorunu varsa eyvallah yardımcı olalım, çözelim ama onun eline silah verip, sınırı geçirip oraya göndermeyelim. Şimdi geldiğimiz noktada bir tarafta ‘cumhuriyetçiler’ var bir tarafta da ‘cumhuriyete karşı’ olanlar var. Eğer bu ülkeyi babalarımız, dedelerimiz alın teriyle, gözyaşıyla, şehit kanlarıyla kurdularsa, cumhuriyeti kurdularsa o cumhuriyete sadece benim sahip çıkmam doğru olmaz. Hep beraber sahip çıkacağız. O zaman bu ülkeyi biz çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmış oluruz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Tunceli’nin küçük bir köyünde doğan küçük bir ailenin, memurun çocuğu Kemal Kılıçdaroğlu, yetişti, okudu, geldi,CHP‘ye genel başkan oldu. Cumhuriyet budur. Kayseri‘de küçük bir esnafın oğluAbdullah Gül‘ün, gelip Cumhurbaşkanı olmasıdır. Fırsat eşitliği yaratır, Cumhuriyet” dedi. Kılıçdaroğlu, partisinin Balıkesir‘in Bandırma ilçesi Gençlik Kolları tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Gençlik Şöleni”nde, gençliğin, özgürlük, demokrasi, bağımsız Türkiye ve Mustafa Kemal Atatürk anlamına geldiğini belirterek, gençliğin, ülkenin geleceği, umudu ve dinamizmi olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk‘ün “Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir” dediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Neden savaşmak zorundaydık. Topraklarımız işgal altındaydı. Çıkın, dedik çıkmadılar. Onurumuzla savaştık, al bayrağımızı koruduk. O bayrağı şehit kanlarıyla süsledik. Ama savaştan hemen sonra Mustafa Kemal, ‘Yurtta Barışdünyada barış’ dedi. Barış bu kadar önemli” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, ülkenin demir ağlarla örüldüğünü belirterek, “Okullar, fabrikalar kurdular, sata sata bitiremedikleri fabrikaları bu ülkeyi kuranlar yaptı. Sonra ne oldu? 1945, Merkez Bankası‘nın kasasında 170 ton altın vardı. Geçmişini bilmeyen geleceği şekillendiremez. Geçmişimizi bileceğiz. Neler yaptığımız bileceğiz” ifadesini kullandı. “Kendi uçağını, gemisi yapan, fabrikasını kuran devlet, nasıl oluyor da daha sonra borçlarını ödeyemez noktaya geliyor?” diye soran Kılıçdaroğlu, bu konuda düşünülmesi gerektiğini söyledi. Bütün ülkelerle barış içinde yaşamak istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Savaş, insanlığın redettiği bir şeydir. Barışın adresi, Türkiye Cumhuriyetidir. Barışı yeniden inşa edebilirsek, yeniden ayakları üzerinde duran, dünyada yalnızlaşmayan, sesi, sözü dinlenen ülkeyi yeniden inşa edeceğiz. Gücümüzle, bağımzsızlık ruhumuzla yeniden inşa edeceğiz. Biz üç büyük devrimde imzası olan partiyiz. Bir, Cumhuriyeti kurduk. Cumhuriyet çok önemlidir. Tunceli‘nin küçük bir köyünde doğan küçük bir ailenin, memurun çocuğu Kemal Kılıçdaroğlu yetişti, okudu, geldi, CHP‘ye genel başkan oldu. Cumhuriyet budur. Kayseri‘de küçük bir esnafın oğlu Abdullah Gül‘ün, gelip Cumhurbaşkanı olmasıdır. Fırsat eşitliği yaratır Cumhuriyet.”

“Birileri Cumhuriyeti küçümsüyor”

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyeti korumanın, yediden yetmişe herkesin görevi olduğunu belirterek, “Birileri Cumhuriyeti küçümsüyor, tabelalardan Türkiye Cumhuriyeti‘ni çıkarmak istiyor. Biz varken, gençlik, CHP varken kimsenin gücü onu oradan almaya yetmeyecektir” dedi. CHP’nin ikinci devriminin, çok partili hayata geçilmesi olduğunu ifade edenKılıçdaroğlu, üçüncü büyük devrim olarak da CHP‘nin, sosyal demokrasiyi ülkeye getirdiğini iddia etti. Dördüncü büyük devrime CHP‘nin öncülüğünde hep birlikte imza atılacağını ileri süren Kılıçdaroğlu, “Dördüncü büyük devrim, özgürlük ve demokrasi devrimi olacaktır. Herkesin düşüncesini özgürce açıklayabildiği, kimsenin inancıdan, kimliğinden ötürü ötekileştirilmediği, herkesin iş, AŞ sahibi olduğu, üniversitelerde özgürlük türkülerinin söylediği, gençlerin sokaklarda rahatlıkla eylem yaptığıTürkiye” diye konuştu.  Gençlerin “Gezi eylemleri”yle bunları dile getirdiğini öne sürenKılıçdaroğlu, “Tomalarla, palalarla, biber gazıyla üstüne gittiler, gençler yılmadı. Öldüler yine yılmadılar, yılmayacaklar, çünkü onlar Mustafa Kemal’in gençleri” ifadesini kullandı.

“Müslüman dünyasında kan akmasını istemeyen partiyiz.”

Kılıçdaroğlu, CHP olarak her zaman “Yurtta Barış dünyada barış” diyeceklerini, savaş çığırtkanlığı yapmayacaklarını belirterek, bu topraklarda, barış ve huzur içinde yaşanması için mücadele edeceklerini söyledi. Türkiye’nin özgürlüğü ve demokrasiyi hakettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Batılıların bize biçtiği kadar özgürlük ve demokrasi değil bizim ruhumuzda hissetiğimiz kadar özgürlük istiyoruz. Biz CHP olarak bağımsızlık ve özgürlükten yanayız.  Alınterini savunan, insanlarımızı seven, yüreği zengin, düşüncesi, inancı ne olursa olsun herkesi kucaklayan, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden bir partiyiz. Suriye’de, Irak’ta, Müslüman dünyasında kan akmasını istemeyen partiyiz. Biz dünyada barış olsun istiyoruz. Kardeş, kardeşi öldürmesin diyoruz. Radikal unsurları Türkiye‘ye getirip, eline silah verip, cebine para koyup, ‘git kardeşini öldür’ diyen bir parti değiliz.” CHP lideri, ülkede yaşayan herkesin bütün günlerinin bayram olmasını istediklerini ifade ederek, annelerin çocuklarını güleryüzle, gönül rahatlığıyla okula göndermesini arzu ettiklerini söyledi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Superiority inside the the watchmaking arena method will be the first step toward rolex replicas swiss made .