KABAHATİN ÇOĞU SENİN CANIM KARDEŞİM! - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

KABAHATİN ÇOĞU SENİN CANIM KARDEŞİM!

Bu haber 07 Nisan 2021 - 10:24 'de eklendi ve 1.667 kez görüntülendi.

Bandırma’ya duyduğum büyük bağlılık ya da buna aşk da diyebiliriz, kentteki birçok olumsuzlukları görmemin önüne geçebiliyor. Her olaya Bandırmalı gözüyle bakmam belki de objektif ve tarafsız olmamı engelleyebiliyor. Bandırma için her şey güzel olsun istiyorum. Ancak yaşanabilir, modern ve temiz bir Bandırma özlemi bir türlü karşılık bulmuyor. Bu yazımda Bandırma’nın giriş yollarındaki durumlardan ve Bandırma’daki en değerli ve kullanabilir arazilerin yıllardan bu yana atıl olarak durmasından bahsetmek istiyorum. Çeşitli nedenlerle hem yurt içi hem de yurt dışında birçok büyüklü küçüklü şehirler gezdim. Doğal olarak Bandırma’nın giriş noktalarını yurt dışındaki şehirlerle kıyaslama yapmam abesle iştigal olur biliyorum.
Bilindiği gibi Bandırma’nın tek bir noktadan Bursa ve Balıkesir ile, diğer bir noktadan Çanakkale ve Gönen ile birde tek bir yolla Erdek ile karayolu ile bağlantısı var. Ancak gelin görün ki, tüm bu giriş yolları hem görsel olarak hem de fiziki olarak nüfusu 200 binlere dayanan bir kente yakışacak durumda değil. Depo ruhsatları ile açılan fabrikaların yol üstündeki konumları ve görüntülerini anlatmama sanırım pek de gerek yok diye düşünüyorum. Bandırma gibi Büyükşehirle kıyaslanabilecek bir kentin karayolu girişlerinin çok daha temiz, düzgün, peyzajlarının daha güzel olması gerektiğini rahatlıkla söylemek istiyorum. Ama Bandırma’nın girişleri içler acısı durumda. Bandırma’nın havasına uymayan ağaçlar ile güzelleştirilmeye çalışılan yol kenarları hem kel hem de fodul deyimiyle örtüşecek kadar çıplak ve sevimsiz. Bu çirkinliğin ve çıplaklığın sorumlusu ise Bandırma Belediyesi. 3 dönemden bu yana sosyal demokrat zihniyet tarafından yönetilen Bandırma nedense bu görsel çirkinliğe bir çare bulamadı. 2010 yılında Karayolları ile yapılan protokol ile kent girişlerinin bakımı, onarımı ve peyzaj çalışmaları Bandırma Belediyesi tarafından gerçekleş tiriliyor. Ancak sonuç ortada. Tolga Başkan seçildiği günden bu yana bir yandan pandemi ile uğraşırken bir yandan da seçim vaatlerini yerine getirme çabası içinde. Herhalde kent girişleri konusunu da zaman içinde program dahiline alacaktır.
Birde Bandırma’nın en değerli arazilerinin kenara atılmış, unutulmuş ve acınası durumları var. Saymam gerekirse, Tekel arazileri, Cin Çukuru arazisi ve eski Çocuk Sarayı arazisi Bandırma’nın en değerli arazileri olmasına karşın uzun yıllardan bu yana atıl vaziyette duruyor. Üzerlerinde kamu yararı şerhi olan bu değerli Tekel arazilerinden Bandırma Belediyesi dolayısıyla da Bandırmalılar yararlanamıyor. Geçmiş dönem Belediye Başkanı olan Dursun Mirza hem seçim öncesinde hem de sonrasında bu araziler ile ilgili olarak sözler verse de yerine getirememişti.
Tekel tütün işleme atölyeleri kapanınca Bandırma’nın en değerli arazileri üzerinde olan binalar kullanılmaz duruma gelmişti. Cemal Öztaylan Belediye Başkanı iken bu iki araziyi satın alarak Bandırma Belediyesi envanterine kazandırmıştı. Ancak üzerlerine de kamu yararı şerhi koydurmuştu. Yani kamu yararı dışında kullanılması, birilerine satılmasının önüne geçmişti. Cemal Öztaylan’dan sonra önce Sedat Pekel arazileri satma adına adımlar atsa da kamu yararı şerhi buna izin vermemişti. Sonra Dursun Mirza İDO karşısındaki arazi için Yelken Tower, Ordu Caddesindeki arazi içinde ikiz kuleler projesi deklare etmişti. İkiz binalardan birine projeyi yapacak firma, diğerini ise Bandırma Belediyesi sahip olacaktı. Dursun Mirza engelliler gününde yaptığı konuşmada bu binanın alt katlarını engellilere tahsis edeceğini müjdesini bile vermişti. Ancak planladığı projenin yapılamayacak olmasını bilmeyen Mirza doğal olarak projeyi hayata geçirememişti.
Cin Çukuru arazisi içinse Dursun Mirza yaptığı şatafatlı seçim toplantısında hayal satmaya devam etmişti. Peki, Dursun Mirza’nın hayal projesi neydi? Anlaşılan firma arazinin ön tarafına kendisine ait olmak üzere otel, hastane vb amaçlarla kullanılabilecek bir bina yapacaktı. Kaşifacar Caddesi tarafına satış dükkanları ve kafeler yapılacak, Kırk merdivenler tarafına ise oyun ve spor alanları olacaktı. Yürüyüş yolları ile Bandırma bir yaşam alanı kazanmış olacaktı. Ancak Dursun Mirza bu arazinin SİT alanı içine gireceğini, yapılaşma yoğunluğunun ancak Hacı Keşfettin Caddesi tarafına yapılabileceğini düşünmeden bu projeyi de bize anlatmıştı. Projeyi yapacak firma bu değişikliklerin ardından projeden vazgeçmişti. O değerli arazi de yıllardan bu yana otomobillere kucak açtı. Dolayısıyla da Bandırma için çok değerli olan bu araziler atıl olarak kaldı.
Dönelim Bandırma’nın kent girişlerindeki sorunlara.. Bandırma gibi gelişmiş, sanayileşmiş nüfusu 200 Bine dayanmış bir şehrin giriş güzergahları bu kadar bakımsız ve kötü olmamalıdır. Kentin en değerli arazileri çok uzun yıllardan bu yana değersizmiş gibi değerlendirilmeden tutulmamalıdır. Eğer bunlar oluyorsa bu kenti yönetenlerin, seçilmiş milletvekillerinin yetenekleri sorgulanmalıdır. En önemlisi Bandırma böylesi kişileri seçmesinin faturasını mutlaka kendisine kesmelidir.
Büyük ustanın dediği gibi;
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
demeğe de dilim varmıyor ama
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!

Bandırma Laptop Tamiri

Bandırma Emlak

Bandırma Web Tasarım

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.