Gülnihal Vapuru'nu sahiplenmek mi, yoksa Samsun'dan vapur ihraç etmek mi? - Bandırma Şehir | Yaşadığınız Şehirden Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Yaşadığınız Şehirden Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

Gülnihal Vapuru’nu sahiplenmek mi, yoksa Samsun’dan vapur ihraç etmek mi?

Bu haber 08 Mayıs 2014 - 11:39 'de eklendi ve 3.664 kez görüntülendi.

Bandırma’nın son ayların sosyal medyada başlayan ve yerel seçimlerde siyaset malzemesi olarak da kullanılan bir “vapur” meselesi var. Samsun’da bulunan ve tarihte Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkaran “Bandırma Vapuru” nun sadece ve sadece adı “Bandırma” diye, şehrimizde de bir kopyasının olmasını isteyenler var. Sadece bu kadarla da değil, Bandırma’nın turizm yönünden kalkınmasını da bu vapur maketinin gelmesine bağlayanlar da oldukça fazla.

Peki gerçekten Bandırma’nın turizm anlamında kurtuluşu Samsun’daki bu vapurun kopyasını ihraç etmekle mi gerçekleşir?

Bence hayır;

Oysa ki Bandırma’nın tarihinde irdelenmesi, ön plana çıkarılması gereken o kadar kente özgü değerler, kişiler var ki; Bandırma Vapuru’na gerek kalmaz.

İşte bunlardan biri de “Gülnihal Vapuru” …

Bandırma’nın düşman işgalinden kurtuluşunda, ve Balkan Savaşları sırasındaki Rumeli’deki muhacirleri taşımakla görevlendirilen, Ulu Önder’in 19 Mayıs’ta Samsun’a ayak bastığı günlerde, Yunan bayrakları ile donatılmış Bandırma’mıza, 7. Kolordu Komutan vekilliğine atanan Albay Bekir Samiy Bey (Günsav), Yaveri Yüzbaşı Selahahattin Bey, Köprülü Albay Kazım Bey (Özalp), İzmir’li ilkokul öğretmeni Vasıf Bey (Çınar), Turgutlu Askerlik Şubesinin yeni Başkanı Yüzbaşı Süleyman Sururi Bey, Ödemiş’li Avukat Hamit Şevket Bey, Kara Osmanzade Hamdi Bey, Erkan-ı Harbiye birinci sınıf öğrencisi Emirgan’lı Faruk Bey’i getirerek, Bandırma’daki kurtuluş mücadelesinin başlamasına vesile olan vapurdur, Gülnihal Vapuru…

Tamamen Bandırma’ya ait, Bandırma’nın tarihine ait bir değer Gülnihal Vapuru…

Elimizde Gülnihal gibi değer varken, Bandırma’da siyasetçisi, oda başkanı, dernek başkanı, yöneticisi, üyesi, esnafı, memuru; kaçımız biliyoruz Gülnihal Vapuru’nu…

Ama sadece adı “Bandırma” diye, neredeyse hepimiz Bandırma Vapuru’nu Bandırma’nın vapuruymuş gibi anımsayarak, tarihte Bandırma sularına bir kere bile uğramamış, Bandırma Limanı’na bir kere bile demirlememiş olan bu vapurun Bandırma’ya getirilmesinden bahsediyoruz.

Oysa ki; Gülnihal Vapuru’nun birebir ölçülerde bile olabilecek bir maketini Bandırma Sahili’ne koysak, kentimizin düşman işgalinden kurtulması için adım atılan o tarihi günde , kentimize gelen Albay Bekir Sami Bey’in, Yüzbaşı Selahattin Bey’in, Albay Kazım Bey’in ve diğer yolcuların balmumundan heykellerini geminin içerisine yerleştirip onları ve geminin diğer özelliklerini tanıtıcı yazılar, kitapçıklar, cd’ler, broşürler hazırlasak…

Sonra geçen haftaki yazımda da belirtmiştim. Bandırma Kent Tarihi Müzesini oluşturarak gelen yerli ve yabancı turistleri bu müzemize yönlendirip, Bandırma tarihini en güzel şekliyle anlatsak…

Belki biraz ütopik düşünüyorum ama, Ayyıldıztepe’deki Son Kurşun Anıtı ile birleşecek ve o tepedeki savaşları canlandıracak, hissettirecek bir açık hava müzesi yapsak, tıpkı Çanakkale’deki tabyalar gibi,…

Buralarda tarihi birebir canlı yaşayacak olan turistleri sonra alsak Edincik’imize götürsek, buradaki tarihi evleri, Orhan Gazi’nin Rumeli’ye geçerken atını bağladığı binlerce yıllık tarihi çınarı göstersek…

Olmaz mı dersiniz?

Neden olmasın… O zaman turistin yerlisi de gelir, yabancısı da gelir…

Yeter ki, yerel yönetimde, STK’larda, halkta birlik ve beraberlik olsun.

Bandırma Araba Servisi

&nbps;

Bandırma Laptop Tamiri

Bandırma Web Tasarım

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Superiority inside the the watchmaking arena method will be the first step toward rolex replicas swiss made .