BU NASIL MEMLEKET? - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

BU NASIL MEMLEKET?

Bu haber 26 Haziran 2020 - 10:14 'de eklendi ve 1.004 kez görüntülendi.

İstanbul’da Ulusal bir kanalda editörlük ve sunuculuk serüvenimde editörlüğünü yaptığım bir programın çekiminde, Katı sanatının üstadı bir hanım efendi ile tanışma fırsatım oldu. Hanım efendi ile aramızda hoş bir sohbet başladı. Nereli olduğumu sorduğunda Bandırma diye cevap verince ‘’Tatlıcı Ali Efendiyi tanır mısınız? ‘’ diye sordu. Hayret içinde kafamla onaylayınca hikayesi döküldü dudaklarından. ‘’Ali efendi babamın yakın bir arkadaşı idi. Bizi ziyarete gelirdi. Ben sanatkar olmak isterdim hep. Babam ise karşı çıkmaktaydı. Elbette o dönem, toplum baskısı gibi sebeplerden. Ali efendi bana en büyük desteği verdi. Kolumdan tutup beni Topkapı sarayındaki sanatkar bir arkadaşına götürdü. Ona ‘’Bak bu kız sana emanet. Senin gibi sanatçı olacak’’ dedi’’ O gün Bandırma’nın Tatlıcı Ali Efendisi’nin elinden tuttuğu o kadın, bu gün Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük sanatkarlarından biri. Kendi gibi bir çok sanatçıyı da yetiştirmiş biri. Bu hikayenin hemen ardından aklıma gelen şu oldu. Sanat Bandırma için nerede?
İşte bu soruyu sormaya başladığım zaman, ustalarla eskilerle konuştuğumda iyice hayret ettim. Neredeyse ilk amatör tiyatronun kurulduğu, karikatür dergilerinin yayınlandığı bir memleket çıktı karşıma. Birçok ünlü senaristin ekibinde, sahnelerde olan Bandırmalılar çıktı karşıma. Her şeyin ilkini, ilkini olmasa da en iyisini yapan bir memleket. En eski medeniyetlerin kurulduğu bu topraklarda inanıyorum ki sanatçılar çıkmaya devam edecek. Maalesef ki yaşamsal sıkıntılardan hepsi göç edecek. Ama inanıyorum ki geçen ve gelişen zamanla, Bandırma’da yeniden sanat ve sanatkarlar hayat bulacak. Elbette bu sadece halkın, yöneticilerin değil, öncelikle sanatçıların sorumluluğu. Öncelikle sanatçılar yahut adayları bu durumun rahat kapısı değil, üretim aracı olduğunu anlamaları lazım. Girilen bu yolun en zor yollardan biri olduğunu, gece gündüz üretim yeri olacağını, onların yüzü gören tüm memleketlilerin tebessüm edeceği bir amaç ile yola çıktıklarını anlamaları lazım. Birbiriyle kavga etmenin değil, birbiriyle bir olmanın zamanı olduğunu anlamaları lazım. Hocam Yıldız Kenter’in sözü gelir aklıma ‘’Tiyatro Vestiyerde başlar’’… Yani bir kişinin yüzü asık olursa, niyeti bozuk olursa hiçbir şeyin başarılamayacağını anlamaları lazım.
Elbette inanıyorum ki Siyasi ve yetkili büyüklerimiz bizlere en önemli desteği vereceklerdir. Onların destekleri ile yapılacak olan bu girişimlerden başarı sağlanabilirse Bandırma’mızda bir sanat yuvası hayat bulacaktır. Hikayeleri ve hayata geçen metinleri ile kendi kütüphanesine kavuşacaktır. Uyguladığı etkinlikler ile Bacak Hasan’ı Kör Abdullah’ı Muallim Ali’yi, Kara Ali Acar’ı Haydar Çavuş’u tüm ülkeye tanıtacaktır. Memleketin Bir çok köşesini tiyatro ile gezmiş, bir çok hikayesine hayat vermiş bir sanatkar olarak, tarihi ile, kabiliyeti ile, coğrafyası ile demek isterim ki, Bu Nasıl Memleket ?!. İyi ki Bandırmalıyım. İyi ki Memleketim bu memleket…

Bandırma Web Tasarım

Tercüme Bürosu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Grand Asya Hotel