BİR ZAMANLAR BİZDE ÇOCUKTUK - Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz OlsunBandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

SON DAKİKA

BİR ZAMANLAR BİZDE ÇOCUKTUK

Bu haber 19 Temmuz 2021 - 11:05 'de eklendi ve 418 kez görüntülendi.

Bandırma Araba Servisi

Kuşkusuz bir zamanlar bizde çocuktuk. Şimdi büyüdük hatta yaşlanmaya başladık. Ancak bayramlar yaklaşmaya başlayınca hep eski bayramlar aklıma düşer. Sanırım yaşlanmanın belirtilerinden birisi de bu eskiye duyulan özlem olsa gerek. İtiraf edeyim ki, annemi, babamı eski bayramları çok özlüyorum. Çok ama çok güzel ve özel zamanlar yaşadı bizim kuşağımız. Her anı dolu dolu yaşamayı bildik. Ben değil biz demeyi bilen bir toplumun fertleri olmanın ayrıcalığını bildik. Paylaşmayı öğretti ailelerimiz bize. Birimize annemiz yağlı ekmek verir üzerine şeker koydu mu sokakta hemen ekmeği sırayla ısırırdık. Şimdi çocuklar birbirinin elinden şeker bile almıyorlar. Doğal olarak ailelerin ve çocukların hijyen anlayışları da zamana göre farklılaştı.
57 seneden bu yana Bandırma’da yaşıyorum. O kadar çok bayram kutladık ki Bandırma’da, hepsi anılarımızdaki yerini çoktan aldılar. Bayram yaklaştıkça çocuklar olarak heyecanımız artardı. Aileler ekonomik şartlarına göre mutlaka küçükte olsa çocuklarına bayram kıyafetleri almaya gayret ederlerdi. Çocuklar olarak kuşkusuz beklentilerimiz her zaman büyük olsa da alınan her hediye için mutlu olurduk. Bayramın bir an önce gelmesini isterdik. Bayramlardan birinde bana çok güzel bir ayakkabı alınmıştı. Giymek için can atıyordum. Arife gecesi saat 18 de ayakkabıları başucuma koyarak yattım. Zannediyordum ki hemen sabah olacak bende ayakkabıları hemen giyecektim. Heyecanla beraber erken yatmanın etkisiyle gece 12 de uyandım. Sabah oldu diye ayakkabıları giydim. Saate bakınca sabaha daha çok zaman olduğunu anlayarak hayal kırıklığına uğramıştım.
Bizim ailede bayram sabahlarının ritüeli babamın namazdan gelmesinin hemen ardından kahvaltıya oturulmasıydı. Onun için annem çok erken kalkar, kahvaltıyı hazırlar ve bizi uyandırırdı. Ablamlarla beraber Babamın gelmesini beklerdik. O günleri tekrar yaşamak için neleri feda ederdim bilmiyorum. Kahvaltıdan sonra sıraya girer babamın elini öper harçlığımızı alırdık. İşte o andan sonra alınan bayram harçlığı ile sokağa fırlamanın yollarını arardık. Ama hemen çıkamazdık. Gelen misafirleri beklemek gerekirdi. Çünkü o zamanlar bayramlar tatile gidilecek günler değildi. Komşular, tanıdıklar ziyaret edilirdi. Eller öpülür harçlıklar cebe atılırdı. Bayram harçlıkları alınmadan önce neler alınacağı nasıl harcanacağı çocuklar arasında mutlaka konuşulurdu. Benim önceliğim mantar tabancası olurdu. Mantarları patlatmak hoşuma giderdi. Birde mantarları telle tutturarak kızların ayaklarının dibine atar patlayınca kızların korkmasını zevkle izlerdik. Çocukluk işte. Harçlıklar patlar giderdi. Ziyaretler bitip öğleden sonra sokağa fırladık mı doğru şimdiki askerlik Şubesinin yanında kurulan bayram yerine koşardık. Çocukların favorisi uçan sandalyelerdi. Şimdi olsa korkup binmeyeceğimiz o uçan sandalyelerde birbirimiz tekmeler neşeli dakikalar yaşardık. Bayram yerinde gezinmek bile çocuklar için büyük bir zevkti. Şans kader kısmette şansımızı dener, hediye çıkmazsa verilen saman gibi kraker benzeri şeyleri yerdik. Akşam yaklaştıkça paramız biter üzülerek evin yolunu tutardık. Ertesi gün harçlıklar yenilenirdi. Bu kez aşağılara sinemaların olduğu yerlere giderdik. Marmara Sineması ve Eski Ozar Sinemasında iki film birden oynardı. Çocuklar olarak kovboy filmlerine girmeyi tercih ederdik.
Bayram sıcak tarihlere geldiğinde ise bayram yerinde paralar bitince doğru ya Etibank’ın önüne ya da sıcak suya koşar kendimizi denize atardık. Karnımız acıkınca midye çıkarır teneke üzerinde pişirir yerdik. Akşam yaklaştığında donlarımızı kurutma telaşına düşerdik. Öyle ya denize girdiğimizi annemiz anlasın istemezdik. Baktık ki kuramayacak bu kez taşlara vurarak kurutmaya çalışırdık. Başka bir bayram harçlığımızı harcadığımız yer kaymakamlık binasının olduğu yolda ulu ağaçların altında kurulan Teksas, Tommiks, Kaptan Swing, Manderake, Zagor gibi mecmuaların alınıp satıldığı sergilerdi. İnanın şimdi bulsam bile o mecmuaları okurum. Son harçlıkları da o kitaplara verirdik. Sonra yine akşam saatlerinde evin yolunu tutardık.
Şimdi o günlerin üzerinden çok uzun seneler geçti. Şimdilerde bayramlar çok farklı boyutlarda. Büyüklere ziyaretler kalmadı. Herkes mesaj atarak büyüklerin ellerini görüntülü görüşmelerle öperek bayramları kutluyorlar. Aileler bayramları tatil fırsatına çeviriyorlar. O eski bayramları yaşayanlara bugünler farklı görünse de toplumun geldiği noktayı kabul etmek zorundayız. Zaman değişiyor. Bizler yaşlanırken, şimdiki çocuklar büyüyor.
En çok neyi mi özlüyorum? Annem, babam ve ablalarımla sabahın erken saatinde hep beraber yaptığımız sabah kahvaltılarını derim. Annem ve babam ölene kadar çocuklarımla beraber bu kahvaltıları devam ettirdim. Şimdi onlar göçüp gitti. Çocuklar kendi ailelerini kurup Bandırma’dan ayrıldılar. Doğanın kanunu yapacak bir şey yok, bu bayram sabahı da sadece ben ve eşim kahvaltıda çocuklarımızın telefon edip bayramımızı kutlamalarını bekleyeceğiz.

Bandırma Laptop Tamiri

Bandırma Emlak

Bandırma Web Tasarım

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.