Agrigento

Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun

» 
TUTARSA TUTAR; TUTMAZSA HAYIRLISI ! (2)
a aa
Tarih : 13 Temmuz 2019 13:53
TUTARSA TUTAR; TUTMAZSA HAYIRLISI ! (2)

Hayırlısı demiştik, hayırlısından bahsetmiştik geçtiğimiz haftalarda, devamının geleceğini belirterek… Öyleyse ben hatırlatmamı konunun özü olan Ledün ilmi ile yapmaya devam edeyim. Hz. Hızır’ın vakıf olduğu bu ilim; Allah katında dünya aleminin nasıl olduğu, nasıl yürüdüğü, hayat dengesinin onun tarafından ne şekilde bahşedildiğini ve kaderimizin niye bize bağlı kılındığını anlatan bir ilim. Her duanın sonuna bir HAYIRLISI ekliyoruz. Manasını biliyor muyuz, sonuçlarına katlanabilecek miyiz? Evliya duasıdır, Peygamber duasıdır farkında mıyız? Bu noktada dikkat etmeniz gereken en önemli husus, ettiğiniz dualardaki kelimelerin sonuçları. Yani, dua ederken kullandığınız kelimelerin nasıl sonuçlar vereceği ve o sonuca giderken, sizin başınıza nelerin geleceğini tam olarak bilmeniz gerekir. Yoksa hiç ummadığınız sonuçlarla karşılaşırsınız ve sonunda belki isyana kadar bile gider sonucu. Mesela; Bazı kişiler “Biz aciz kuluz neyin hayırlı neyin hayırsız olduğunu bilmeyiz. Allah hakkımızda en hayırlı kararı verir. Hayırlısı ne ise o olsun diyelim.” diye senin önünde bol kepçeden atıyor. İyi, çok güzel de senin yaşamın bu duaya uygun mu? Sen, dünyadan elini eteğini çektiysen, uhrevi âlemlere yol aldıysan tamam, diyecek tek bir söz dahi yok. Sen o vakit her duanda “Allah’ım bana her şeyin en hayırlısını ver,” diye dua et. Her şeye hazırsın, kaldırırsın yüklenirsin demektir; ama ya kaldıramayacaksan ya ağır geldiyse ağzından çıkan hayırlısının sonucu? Geçen sayı da belirttiğimiz gibi hayatındaki bir kayıp hayırlara vesile olmuş olabilir ama sen bunun sonucunda vakit kaybetmeksizin anksiyete ve daha ileri psikolojik bozukluklara varan ruhsal hastalıklar yaşayabilirsin. Size Kehf suresindeki ayetlerden bir kıssayla, hayırlısını dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım… Resûlullah’ın olayla ilgili tamamlayıcı bilgiler verdiği bir açıklamasında bildirdiğine göre, bir gün Hz. Mûsâ İsrâiloğulları’na hitap ederken kendisine, “İnsanların en bilgini kimdir?” diye sorulur, o da “Allah bilir” demesi gerekirken “benim” diye cevap verir. Bunun üzerine yüce Allah ona, “İki denizin birleştiği yerde bir kulum var. O senden daha bilgindir” diye vahyeder. Hz. Mûsâ, “Rabbim, onu nasıl bulabilirim?” deyince de Allah, “Bir balık al, sepete koy; balığı nerede yitirirsen işte kulum oradadır” diye cevap verir. Mûsâ aleyhisselâm, emredileni yapıp yardımcısı Yûşâ b. Nûn ile birlikte yola koyulur. İki denizin birleştiği yerdeki bir kayanın yanına geldiklerinde başlarını koyup uyurlar. Balık sepetten atlayıp denizde yüzmeye başlar. Uyandıktan sonra Yûşâ balığın kaybolduğunu farkeder, fakat Mûsâ’ya haber vermeyi unutur. O gün ve bütün gece giderler. Sabah olunca Mûsâ yardımcısına, “Yiyeceğimizi getir. Gerçekten yolculuğumuz yüzünden yorgun düştük” der. Yûşâ bir gün önce kayanın dibinde uyuyup uyandıklarında balığın kaybolduğunu farkettiğini, ancak durumu Mûsâ’ya haber vermeyi unuttuğunu söyler. Mûsâ, “İşte bizim aradığımız yer orasıydı” der ve hemen geri dönerler, uyudukları yere gelerek Hızır ile buluşup tanışırlar. Hz. Mûsâ Hızır’a ondan ilim öğrenmek için geldiğini söyleyince, Hızır “Sen benimle beraberliğe sabredemezsin” der. Mûsâ da, “İnşallah, beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem” diye cevap verir. Hızır, “Eğer bana tâbi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma!” diye uyarıda bulunur. Derken bir gemi gelir, gemiye biner binmez Hızır geminin tahtalarından birini söküp çıkartır, geminin orasını burasını çizerek eskitmeye başlar. Mûsâ ona kötü bir iş yaptığını söyler. Hızır, “Sana, benimle beraberliğe sabredemezsin demedim mi?” der. Mûsâ verdiği sözü unuttuğunu söyleyerek özür diler. Sahilde bir köye gelirler ve köy halkından yiyecek isterler. Fakat köy halkı onları misafir etmez. Köyde yıkılmak üzere olan bir duvar görürler. Hızır duvarı düzeltir. Mûsâ, “Onlar bizi misafir etmediler, dileseydin bu yaptığına karşılık onlardan bir ücret alırdın” der. . Hızır, “Sana benimle beraberliğe sabredemezsin demedim mi?” der. Mûsâ, “Bundan sonra sana bir şey sorarsam bir daha benimle arkadaşlık etme” diye af diler ve devam ederler. Nihayetinde bir köye daha gelirler ve Hz. Hızır oyun oynayan çocuklardan birini öldürür. Mûsâ ona, mâsum bir cana kıymanın kötü bir davranış olduğunu hatırlatır., Hz. Mûsâ’nın son müdahalesinin artık ayrılma sebebi olduğunu, yolculukları esnasında yaptıklarının sebeplerini anlatacağını bildirir. Bunlar 79-82. âyetlerde bildirilen sebeplerdir. Resûlullah buyurmuştur ki: “Allah, Mûsâ’ya rahmet eylesin. Ne olurdu sabretseydi de Allah onların haberlerini bize daha çok anlatsaydı.’’ HZ. HIZIR başlatır anlatmaya; Gemideki HAYR; “Gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim,çünkü ileride her yeni gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı.” SAHİL KÖYÜNDEKİ HAYR; “Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu. Altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi. Duvar tamamen yıkılsaydı köylü defni bulacaktı ve el koyacaktı. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar.İKİNCİ KÖYDEKİ HAYR ; O erkek çocuğun ana babası salih-saliha insanlardı. Allah’tan hep hayırlısını istediler her dualarında hayr dilediler. Ve RAB onlardan hayırsızını aldı ama onun yerine daha hayırlı mümin temiz bir evlat vermek için. Aklınızdan, kalbinizden, dilinizden geçenlere dikkat edin gün gelir kaderiniz olur ve RAB sizi sizden iyi bilir; ama kulum istesin dediyse, yine size bahşettiğindendir. Ömrünüz boyunca, kalbinizin ekmeğini yemenizi tavsiye etmekle beraber; afiyetler diliyorum.

Etiketler :

DİĞER AKTÜEL HABERLERİ

    • BANDIRMA’DA DEPREM

      BANDIRMA’DA DEPREM

      Bandırma'da bugün saat 16:50 civarlarında merkez üssü Bandırma Körfezi olan deprem meydana geldi hafif şiddetli deprem Bandırma'nın tamamında hissedildi. Kandilli Rasathanesi deprem araştırma enstitüsünden...

    • ÇOCUKLARIN GÖZÜNDEN KAPIDAĞ

      ÇOCUKLARIN GÖZÜNDEN KAPIDAĞ

      “Bazı arkadaşlarımız doğadaki hayvanlardan korkuyordu. Özellikle de domuzlardan ve yılanlardan... Bir akşam yaptığımız konuşmada bu korkularımızı aşmaya çalıştık” diyor, Can Polat. Çocuklar, kampın ilk...

    • İŞLETMELERDE SOSYAL SORUMLULUK NEDEN ÖNEMLİ ?

      İŞLETMELERDE SOSYAL SORUMLULUK NEDEN Ö...

      Sosyal sorumluluk , son birkaç yılda şirketler için giderek daha önemli hale geldi. Kadınları güçlendirmek, çevreye yardım etmek veya yoksulluktan kurtulmak için çalışıp çalışmadığı, gittikçe daha fazla...

    • EL ELE VERDİLER BANDIRMALIYI GERDİLER

      EL ELE VERDİLER BANDIRMALIYI GERDİLER

      Türkiye’de siyaset yapmak, siyasetçi olmak gerçekten zor zanaat. Üreteceğin siyasi projelerle rakip partilerin önüne geçmek, toplumsal refaha ulaşma adına siyasetçi olarak vatandaşa daha önce dokunmak...

    • İŞ İŞTEN  GEÇMEDEN SİLKELENELİM

      İŞ İŞTEN GEÇMEDEN SİLKELENELİM

      Bandırma ve bölgemizde her yaşadığımız olumsuzlukta işin kolayına kaçıp Büyükşehir Belediyesi’ni suçlamakla kalıyoruz. Oysa bu durumlarda bizim suçumuz yok mu diye sorgulamaya neden gerek duymuyoruz? Yıllar...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR

GÜNÜN HABERLERİ