Bandırma Şehir | Bandırma'dan Haberiniz Olsun
» 
ELMASTAŞ : ARTIK YOKUM (VİDEO HABER)
a aa
Tarih : 15 Haziran 2017 11:55
ELMASTAŞ : ARTIK YOKUM (VİDEO HABER)
ELMASTAŞ : ARTIK YOKUM (VİDEO HABER)
reklam

Göreve geldiği tarihten bu yana hem hentbolda, hem futbolda şampiyonluk gördü, kupalar kaldırdı. Bandırmaspor’un yıllardır kapısından döndüğü TFF 1.Lig’e yükselmesini, ve kente futbol heyecanı yaşatmasına tanık oldu. Fakat bir o kadar da aldığı kararlarla, yönetimiyle, söylediği sözlerle eleştiri yağmuruna tutuldu.  29 Haziran’da yapılacak Genel Kurul öncesinde 2 yıllık Başkanlık günlerini Bandırma Şehir’e anlattı. İşte acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, hüznüyle bir Erhan Elmastaş ropörtajı…

Bandırmaspor Başkanı Erhan Elmastaş, 29 Haziran’da yapılacak Genel Kurul öncesinde Bandırma Şehir Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Elmastaş, Başkanlık görevini yürüttüğü 2 yıllık dönemde yaşadıklarını, kendisine ve yönetime yapılan eleştirileri cevapladı.

Sayın Başkan göreve geldiğiniz tarihten bu yana hem hentbol hem de futbolda şampiyonluk yaşadınız. Ardından TFF 1.Lig’de zorlu bir yıl geçirdiniz. Bu süreçte yaşadıklarınızı özetler misiniz?

17 Haziran 2015 tarihinde yapılan genel kurul neticesinde Bandırmaspor Kulüp Başkanlığı bize nasip oldu. İlk yıl şansımız yaver gitti ama yine de dördüncü hocayla şampiyonluğu yakaladık. 21 Mayıs’ta şampiyon olduk, 22 Mayıs’ta Bandırma’ya geldik, 23 Mayıs’ta da bu lige nasıl adapte oluruz diye çalışmaya başladık. Daha önce de söyledim. Yıllarca Bandırmaspor’un TFF 1.Lig’e çıkması istenmiş ama TFF 1.Lig’e çıkılırsa neler yapılması gerektiği konusunda hiçbir adım atılmamış. Bunu çıktığımızda anladık. 15-20 gün sonra Federasyondan, İl Spor Müdürlüğü’nden temsilciler geldi. Statü gereği stadımızda olması gereken eksiklerin tespiti yapıldı. O kadar çok şey kulübe yüklenmeye çalışıldı ki, o anda isyan edesim geldi. Hatta espri ile karışık, arkadaşlara dedim ki; kupadan hevesimizi aldık, verelim geriye artık dedim. Biz bunları yapamayız, gücümüz yok dedim. Çünkü o zaman Bandırmaspor Kulübü’ne düştüğü söylenen yatırımlarda 3-4 milyon TL’lik bir harcama yapmak gerekiyordu. Onu da kulüp bütçesinden karşılama şansımız yoktu. Sonra yapılan incelemeler, turnikelerin, kameraların, jeneratörün, stadtaki tamiratların bize ait olmadığı ortaya çıktı. Bize yalnızca çevre düzenlemesi ve güvenlik bariyerleri yapmak kaldı. Biz de bunları zamanında tamamladık. Bariyer deyip geçmemek lazım. 200 tane 2 metrelik toplam 400 metre uzunluğunda bariyer sistemi kurduk. Bunların hazırını parayla satın almaya kalktığınızda 200 bin TL gibi bir rakam ortaya çıkıyordu. Nasıl yaparız, tasarruf ederiz dedik. 25 bin TL malzemesi tuttu ve Belediye Şantiyesi’nde bu bariyerlerin hepsi, oradaki arkadaşlarımız tarafından gönüllülük esasına dayalı bir şekilde mesai bitiminden sonra canı gönülden yapıldı.  Stadın çevresinin asfaltlanması, küçük araçların park edebileceği bir asfaltlama, çevre düzenlemesi yine Belediyemiz tarafından yapıldı. İlk maçımıza yetiştiremedik. İç teşrifatları ve banyo dizaynlarını Balıkesirli bir müteahhit almıştı. Defalarca baskı yapmamıza rağmen, benim sürem var dedi ve sahayı yetiştirememe durumu oldu. Biz de en azından Balıkesirspor maçını kendi sahamızda oynamak istedik. Eski dönemden kalma turnikelerin bakım onarımlarını gerçekleştirdik. Özel izinler aldık. Taraftarımızın Balıkesir maçını kendi sahalarında oynanıp izlemelerini sağlamak için bizim sadece o maçta kullanılıp, çöpe atılacak 70 bin TL’lik bir masrafımız oldu. Helali hoş olsun Bandırma halkına. Bu ligdeki statülerin çok ağır olması, cezaların çok ağır olması, seyircilerin maça giriş çıkışlarının pasolig ile sistemsel yapılması bizim zorluklarımız oldu. Tabi ilk zamanlar sahanın yetişmeyeceği kaygısı, biraz da taraftarın kendi rahat hareketlerinden dolayı passolig sayısı biraz düşük kaldı.

HER MAÇI DEPLASMANDA OYNAMAK İSTERİM

Seyirci sayısından müthiş düşüklük yaşıyoruz. Ben Bandırma’daki ev sahibi olarak yaptığımız her maçın bize maliyeti, özel güvenlik, çevik kuvvet, saha kirası, sahada çalışan personellerin maliyeti ile birlikte her maç bize 35-40 bin TL’ye mal oluyordu. Benim elimde olsa her maçı deplasmanda oynamak isterim.  İki kere Antep’e, Samsun’a gidelim. Çünkü o maçların maliyeti yol ve otel parasından ibaret. 15-20 bin TL civarında her maçta kâr elde ederiz. Ama hem yasal olarak mümkün değil, hem de bu şehrin takımını bu şehirde oynatmamız lazım.

TFF 1.Lig’e çıktık, alt yapıda eksiğimiz vardı. U-21 takımımızı oluşturduk. U-21 maçlarına çıkıp çıkmamayı tartıştık. Baktık ki her bir maça çıkmamanın cezası 20 bin TL. Takımı kurduk oluşturduk. U-21’e Masör, Masör Yardımcısı, Fizyoterapist, Doktor, ilave malzemeci alımı yaptık. U-21’i oluşturacak altyapıdan çocuklarımız yoktu, dışarıdan takviye aldık. Onlara lojman tahsis ettik. Onların da yemeklerini tesislerimizden yapıp götürdük. Bunların hepsi hazırlıksız olduğumuzun göstergesiydi. İlk maçlarda güzel sonuçlar aldılar ama sonradan rehavete kapıldılar.

ŞAMPİYON HOCAYLA DEVAM ETME KARARIMIZI DOĞRU BULUYORUM

Şampiyon olmuş bir hocayla devam etme kararımızı ben doğru buluyorum. Bir vefadır, bu takımı şampiyon yapan, üst lige çıkartan bir hocaya, sen git biz başka isimle devam edeceğiz demek çok yanlış bir olay. Devam etme kararı aldık. Tabi lige çıkartan hocamız daha önce de Süper Lig’e, 1.Lİg’e çıkarttığı başka takımlar da vardı. Kuracağı takımın kendi kariyerine zarar vermeyeceğini düşünerek, hocamızın istediği her mevkiiye anlaşmalarımızı yaptık. Ama olmadı, birinci hocamız gitti. Arkasından bir hoca arayışına girdik. 17-18 hoca üzerinde tercih yapmak durumunda olduk. Teklifler geliyordu, falanca hocayı alın şeklinde. Yönlendirmeler oldu, her türlü Mülki Amir ve Milletvekillerinden. Biz yönetim kurulu olarak hiç etki altında kalmayarak, ikiye düşürdüğümüz hoca sayımızda o an itibarıyla Feyyaz Uçar’ı tercih ettik. Daha sonra Feyyaz Hoca’da kariyerini tehlikeye atmaz diye düşündük ve devre arası transferlerinde gereken desteği verdik. Son Balıkesir maçında Feyyaz Hoca bana göre çok talihsiz bir açıklama yaptı. Maç sonundaki canlı yayında, ” Biz buraya yensek de yenilsek de bırakmak amaçlı geldik” demesi bizi katletti anlamını taşıyor. Bu kadar net söylüyorum. Tabi yine arayışlarımızı sürdürdük. Ertesi hafta maça çıkmak için yine üzerine çalıştığımız Hocalardan Yusuf Şimşek ile anlaştık. Tutmadı, Giresunspor maçından sonra affını istedi. Son olarak da Mustafa Uğur hocamızla çalışmaya başladık. Geriye dönüp baktığınızda keşkeleri söylemek çok kolay ama, keşke biz Mustafa Uğur hoca ile İsmail Ertekin’den sonra çalışmaya başlasaydık.

VEKİLLERİ, SİYASİLERİ TARAFINDAN DESTEKLENMEYEN TEK İLÇE TAKIMIYIZ

Geriye dönüp baktığımda bu ligde çok şeyler yaşadım. Bu ligde sadece futbolcuların, hocanın , taraftarın, yönetimin tek başına çok iyi olması yeterli değil. Bu ligde herşeyin etkili olduğunu gördük.  Bir ilçe takımıyız. Ligdeki Göztepe’ye Ümraniye’ye ilçe diyebiliriz ama onların nüfusu bizim ilimizden büyük olduğu için ligdeki tek ilçe takımı diyebiliriz kendimize. Vekilleri tarafından maçlarına gelinmeyen tek takımız, siyasilerinden destek almayan tek ilçe takımıyız.

Son maça kaldık, kalmamalıydık. Keşke diğer maçlarımızdan bir artı puan alabilseydik. Keşke 3 puan daha alıp son maça rahat girseydik. Ama şartlar, sonuçlar bunu getirdi.

8 MİLLETVEKİLİNE FORMA YAPTIRDIM, BİR TANESİ BİLE ZİYARETİMİZE GELMEDİ

 – Siyasilerin ve vekillerin takımı desteklemediğini söylediniz. Bu kapsamda Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın kulübün onursal başkanı olması, sizin CHP Belediye Meclis Üyesi olmanızın bu destekte etkisi oldu mu? CHP’li siyasetçiler olmanızın, diğer partilerin temsilcilerinin Bandırmaspor’a sırtını dönmesine mi sebep oldu?

Bunu kabul etmem. Çünkü ilk yönetim kurulunu oluşturacağımız zaman bir yemekte toplandık ve o yemekte AKP, CHP ve MHP İlçe Başkanları da vardı. Oluşturacağımız yönetime her partiyi temsilen ikişer kişi vermelerini istedik. İsim söylemedik. AKP’den bize gelen isim, Göksel Karlahan, Yakup Ataş; MHP’den gelen isim Adnan Tuksal ve Mülkü İnci’ydi. CHP’den ise ben ve Gökhan Yankol vardı. Biz siyasi bir parti yönetimin kurmadık. Siyaset üstü bir Bandırmaspor yönetimi kurduk. Hiç kimse diyemez ki, bu iki yıllık dönemde ne Dursun Mirza ne de Erhan Elmastaş Bandırmaspor Kulübü çatısı altında siyaset yapmıştır diyemez. Diyene hakkımı helal etmem. Dursun Mirza CHP’li bir Belediye Başkanıdır ama Bandırmaspor için yaptıkları harcama, yatırım ve desteklerde hiçbir zaman partisinin reklamını yapmamıştır. Biz şampiyon olup kupayı aldığımızda etik davrandık ve ilk önce Adalet ve Kalkınma Partisi ilçe Başkanlığını ziyaret ettik. Sonra CHP ve MHP’yi ziyaret ettik. Meclisteki sıralamalarına göre yaptık bunu. Kupayı gezdirdiğimiz için de eleştirildik. Niye gezdirdik kupayı? İnsanlar bu kupayı görsünler de artık Bandırmaspor’a sahip çıksınlar, destek olsunlar dedik. Şampiyon olduktan sonra 8 tane Balıkesir Milletvekilime forma yaptırdım. Maalesef hiçbiri gelmedi. Ta ki, bir gazeteci arkadaşımız kulübe geldiğinde o formaları gördü, haber yaptı ve ondan sonra bir milletvekilimiz geldi.

ARKADAN SALLAMAK ÇOK KOLAY

Ben 18 deplasmandan sadece 7-8 tanesine gidebildim. Hem işlerim , hem  ailevi sebeplerim hem de sağlık sebeplerim dolayısıyla. Başkan her maça gidecek bir kural yok. Benim herhangi bir maçta evde hasta yatıp yatmadığımı, ya da annemi hastaneye götürdüğümü biliyorlar mı? Arkadan sallamak çok kolay. Bu tür şeyler çok yanlış. Gidebildiğim, yetebildiğim, uzanabildiğim yere kadar gidebilirim. Bandırmaspor’un sadece işlevi o 90 dakikalık maç değil. Altyapısı, destek ekipleri, reklamları, gelirleri var. Şu anda Bandırmaspor’da futbolcular hariç 29 otopark görevlisi ve 32 tane destek personeli çalışıyor. Bunların maaşlarının ödenmesi lazım. Bunların vergilerini, sigortalarını takip etmek lazım. Olayı sadece 90 dakika olarak göremem. Ben ayın 10’unda maaş dağıtacaksam, ayın 9’unda ödeme emrini imzalamalıyım. Hiç kimse düşünüyor mu? Bu personelin maaşları nereden geliyor?

Çok ilginçtir, 2.Lig’de iken toplanan reklam geliri, 1.Lig’dekinin 10 katıydı. Bu ligin değerini bilemedik. Biz yönetim olarak değil sadece, hepimiz bilemedik. Ne siyasal, ne ekonomik destek alamadık.

BU ZAMANA KADAR SANAYİCİDEN HEP BAĞIŞ ALINMIŞ!

-Yaptığımız basın toplantılarının bazılarında zaman zaman taraftarın, esnafın, işadamlarının, basının ve yönetimin sınıfta kaldığını söylediniz. Bu sınıfta kalmak deyimini biraz açar mısınız? Sizin ne beklentileriniz vardı?

Bu lig çok değerli bir ligdi. Maçlar televizyondan canlı yayınlanıyordu. Dikkat ederseniz spor kanallarında alt yazı geçer. Haberler, hava durumu, süper lig, TFF 1.Lig, Dünya sporu diye. Orada hep adımız geçerdi. Bandırmaspor maçlarının canlı yayınlarında Bandırma’yı tanıtan görsellere de yer verildi. Orada saha içinde Bandırmaspor’a katkı sağlayacak hem de kendi işyerlerinin reklamlarını yapacakları tabelalar vardı. Ben onları rulopan denilen bir sistem yaptırdım.  Onun maliyetini bile çıkartamadık, verilen reklam gelirleri ile. Bu zamana kadar sanayicilerden hep bağış alınmış, ben karşılığını vermek gayesiyle o reklam alanını yaptım. Bandırma’da iş yapan ulusal, uluslararası firmalarımız var. Daha kulübün yerini bilmiyorlar. Geçen sene 50. Yıl yemeği yaptık, işadamlarının hepsine özel davetiye götürdük. Oradaki amacımız neydi? Bir forma, bir top sembolik olarak satışa çıkartırız, kulübe destek olsun diye. İşadamlarının büyük bir bölümüne bedava dağıttığımız bu davetiyelerle ustabaşıları, işçileri geldi. Topu satışa çıkardığımız anda o akşam boyunca hiç çalmayan telefonlar bir anda çalmaya başladı. Herkes dışarı kaçtı. Bandırmaspor’a bu ligde destek vermeyecek sanayici ne zaman destek verecekti? Süper Lig’e çıktığımız zaman mı? Süper Lig’e çıkmak için bu desteklere ihtiyacımız vardı zaten.

Taraftarımız. Bu ligin kuralları vardı. Bu ligde stada girmek için Passolig almak gerekiyordu. Sabah erken gelmeniz gerekiyordu. 2.Lig’e biletle olan giriş gibi passoligle olan girişler o kadar hızlı olmadı. Bunun suçlusu yönetim değildir. Bandırmaspor taraftarının tamamının sınıfta kaldığı anlamı çıkmasın bundan. Evet, sınıfta kaldık, hep birlikte kaldık. Karşılığında kümeye düştük. Bizim toplam evimizde oynadığımız 16 maçta, 20 bin seyircimiz olmuş. Gittiğimiz takımların tamamına yakınında bir maçta bu taraftarları vardı. Ankara’da Eskişehirspor ile oynadık. Eskişehir adeta aktı Ankara’ya. Biz İzmir Atatürk Stadı’nda oynadığımız Gaziantep maçında kaç taraftarımıza oynadık? Kendi sahamızda 1000 kişiye oynuyoruz, bırakın deplasmanı.

Basın, Bandırma’yı ulusal basına çok fazla taşıyamadı. Eğer bu ligde taşıyamayacaksa Bandırma’yı ve Bandırmaspor’u ulusal basına kusura bakmayın görevlerini biraz eksik yapmışlar. Bandırmaspor’u ve Bandırma’yı ulusal basında daha sık ve daha iyi gösterebilirlerdi diye düşünüyorum.

HEM PARA VERECEKSİNİZ, HEM DE PIŞPIŞLAYACAKSINIZ!

– Bandırmaspor Feyyaz  Uçar ve sonrasında görev yapan Yusuf Şimşek ile birlikte düşme hattına girdi. Ardından Mustafa Uğur’u takımın başına getirdiniz. Mustafa Hoca ile güzel bir tablo ortaya çıkmaya başladı ve bir alt lige düşsek bile yine devam etme kararı aldık. Mustafa Uğur ile yakalanan o ambiyansı ve takımın, kulübün o dönemdeki moralini anlatır mısınız?

Bu sektör, bizler kulüp yöneticileri dernek yöneticileri olarak amatörce yapıyoruz. İşimizden, gücümüzden, ailemizden çaldığımız zamanlarla bu görevleri yapıyoruz. Ben Mali Müşavir olarak bir çok sanayi sektöründeki firmaların toplantılarına katıldım. Mesleğimde kendime güveniyorum ama ben futbol sektörü gibi bir sektör hayatımda görmedim. Hem para vereceksiniz, hem de pışpışlayacaksınız.  Lokantaya gittiniz yemeği beğenmeyip çıkarsınız. Gittiniz bir mağazadan ceket aldınız, beğenmeyip değiştirsiniz ya da iade edersiniz. Ama bu sektörde öyle değil. Bu sektörde hem parasını verip hem de pışpışlamak lazım. Çünkü sezon başladığı andan itibaren, ikinci devre başladığından da sezon sonuna kadar aldığınız topçularla devam etmek zorundasınız. İlave futbolcu alma şansınız yok. Hakikaten söylüyorum, ben bu sektörü sevmedim, sevemedim. Hem kişisel değerlerime uymayan, hem de gelenek ve göreneklerimize uymayan bir sektör ama böyle maalesef. Sezon başladı, devre arasına kadar aldığınız 25 futbolcu ile oynamak durumundasınız. Taraftarımız bazen bir futbolcumuza kötü tezahürat yapıyor, tepki gösteriyor.  Arkadaş, yapamazsın. O futbolcuya hem parasını verip hem de pışpışlamamıza rağmen devre arasına kadar o futbolcuyla devam etmek zorundasın. Değiştiremezsin. İlave futbolcu almak gibi bir şansımız yok. Bu futbolcu kardeşlerimize sonuna kadar destek olmamız lazım. İlk yarı sonu geldiği zaman ara transfer dönemi var. Bu dönemde eksik olan mevkilere yeni oyuncular alınır, performansı düşük olanlar gönderilir, yenileri alınır. Ama bazen futbolcuların bir önceki dönemki, ya da bir önceki sene ki performansları ile bir sonraki dönemleri birbirine uymuyor. Biz Murat Uluç’u gol kralı diye aldık. 25 golü vardı. Performans gösteremedi. Bir önceki sezonda en çok gol atan ile en çok oynayıp, en az gol yiyen kaleciyi aldık. Ali Türkan. Ama çok gol yedik geçen sene. Yaşların ilerlemesi, takımdaki uyum sorunu, hocalar… Ben şunu anladım bu sektördeki, Hoca’nın adaletlisi, futbolcunun karakterlisi.

FUTBOLCU KARŞILAMAK İÇİN HAVALANINA KOŞAR ADIM GİTTİLER

Geriye dönüp baktığımızda basında sık sık eleştiri aldığınız bazı konular ön plana çıktı. Mesela şampiyon olunan ve TFF 1.Lig’e çıkılan kadroyu dağıttığınız, hoca seçimleri, İsmail Hoca zamanında yapılan yabancı transferlerin seçimi gibi. Bu eleştiriler hakkında ne diyeceksiniz?

Bu eleştirileri İsmail Hoca ile devam etme kararından sonra, ya da futbolcuları transfer ettiğimizden sonra almadık. Başarısız sonuçlardan sonra almaya başladık. İsmail Hoca ile devam etme kararı aldığımızda herkes bizi alkışladı. Yabancı futbolcuları aldığımızda herkes İstanbul’da Havaalanında karşılamak için koşar adım gitti. Yalvardılar, hangi uçak, saat kaçta gelecek diye sorup, biz karşılayalım diye gittiler. O zaman onların yaşadıkları duygularla, iyi olmasını ümit ettiğimiz bir takım kurmaya gayret ettik. Seyircilerimiz de, basınımız da o futbolcuları ilk aldığımızda hiçbir eleştiri yapmadı. Ama eleştiriler ne zaman ortaya çıkmaya başladı? Başarısız sonuçlar alınmaya başlayınca. 21 Mayıs’ta şampiyon olduk, 25 Mayıs’ta şampiyonluğumuz unutuldu. Hem basın tarafından hem de taraftar tarafından. Bütün sosyal medya sayfalarında, gazetelerde 25-30 Mayıs’tan sonra Bandırmaspor’un şampiyonluğuna dair hiçbir şey yok. Ta ki, sezon başladı, yine aldığımız oyuncular, İsmail Hoca ile devam etme kararımıza dair güzel şeyler. Ama başarısız sonuçlar alınmaya başlanınca herkes kötü. İsmail Hoca ile şampiyon olunca, devam kararı alınca başımızın üstünde taşımadık mı imparator diye? Basın da, taraftar da. Gönderirken söylemedikleri kalmadı. Olmaz böyle birşey. Ben takımımın düşmesini ister miyim? Benim kulübüme Federasyondan gelen param, onda bire düştü.  Neden böyle birşey isteyeyim? Ben şuna seviniyorum. Bizim ligin bitiminin son saniyesinde çalan düdüğe kadar ligde kalma şansımız vardı. Belki ben öyle avutuyorum kendimi, öyle düşünmek istiyorum. Sonuçta bende insanım.

Geldiğimiz noktada artık biz 2.Lİg’teyiz. Döneminizde futbolcular , teknik direktörler geldi, gitti. Dönüp arkanızı baktığınızda keşkeleriniz var mı?

Ben hiç geriye dönüp bakmam. Hayatım boyunca bakmadım.  Rahmetli babamın bir lafı vardır. Giden takımın topuna bakılmaz. Keşke bunu yapmasaydık, orada hata yaptık, yapmasaydık demenin ne kulübe ne Bandırma’ya bir faydası yok artık.

YÖNETİME TALİPLİ ARKADAŞLAR GELİP TRANSFER GÖRÜŞMELERİNDE YANIMIZDA BULUNSUNLAR!

Önümüzdeki bir Genel Kurul var. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadı. İkinci toplantı 29 Haziran’da yapılacak. 29 Haziran tarihinin transfer sezonu ve yeni sezona hazırlık açısından çalışmaları etkileyeceği eleştirileri yapıldı. Bu konuda ne dersiniz?

Neden 29 Haziran? Çok uzun bir zaman değil. Biz yönetime 17 Haziran’da geldik. 12 gün fark var. Yönetim şu anda görevine devam ediyor. Kamp programımızı yaptık, otellerle anlaşmalarımızı yaptık. Forma seçimlerimizi tamamladık. Şu anda ikinci firma tekliflerini sunuyor. Nike ve Adidas firması ile görüşüyoruz. Onlardan en uygun teklif hangisi ise, siparişlerini geçeceğiz. Tesislerimizin bakımlarına devam ediyoruz. Transferlerle ilgili görüşmelerimize devam ediyoruz. Duraksama olmadı, işimizi aksatmadık. Yeni yönetim şimdiki yönetimden farklı olursa, onları almasaydınız, şöyle yapmasaydınız, böyle yapmasaydınız diyebilirler mi? Evet diyebilirler. Ben bunu her zaman söyledim. Yönetime aday olacak arkadaşlar, şimdiden gelsinler, transfer görüşmelerinde yanımızda bulunsunlar dedik kimse gelmedi.

30 KİŞİ İÇİN DEĞİL, 1400 KİŞİ İÇİN YOKUM ARTIK!

Bazı süreçlerde dile getirmenize rağmen teyit etmek açısından bir kez daha sormak istiyorum. 29 Haziran’da yapılacak Genel Kurul’da yönetime aday olacak mısınız?

Aday değilim. Bunu kesin bir dille söylüyorum. Ne değilim onu da söyleyeyim. Buradaki Mersin maçını izlemişsinizdir. Maç başlamadan 5 dakika önce bir olay oldu. 30 kişi yönetim istifa diye bağırdı. Ben o 30 kişi için değil, 1400 kişi sessiz kaldı diye yokum artık! 30 kişi yönetim istifa dedi ama 1400 kişi sustu o gün. Ya görevimizi layıkıyla yapamadık, ya da o insanları mutlu edemedik. Haklı olabilirler. Burada görev yapacak Başkan ve Yönetim Kurulu’nun inşallah Bandırmaspor’a bizim yapamadıklarımızı yapmalarını, eksiklerimizi tamamlamalarını diliyoruz.

İSTİFA EDECEĞİM

Sayın Başkan, Bandırmaspor’un  futbol ile birlikte bir de Hentbol branşında bir takımı var. Onlar da geçen sene bir şampiyonluk yaşadılar ve futbol ile birlikte çifte kupa sevinci yaşattılar. Bu yıl ise talihsizlikler neticesinde bir üst lige çıkma hedeflerini yerine getiremediler. Hentbol takımı için neler söylersiniz? Sizin döneminizde faaliyete geçen bir branştı. Gereği tartışıldı. Bu karar nasıl alındı. Hentbol Takımının Bandırmaspor’a artısı, eksisi ne oldu?

Göreve geldiğimde Bandırmaspor’un Ana Tüzüğü’nü inceleme gereği duydum. Amaç ve konularda şöyle yazıyor. Futbol, Voleybol, Basketbol, Eskrim,  Dağcılık spor dallarında çalışmalar. Neden Bandırmaspor’un da olmasın dedim. Geçmişte Bandırmaspor’un bünyesinde güreş kulübü de vardı. Müzemizde kupaları var. Atletizm de var. Gençlerimiz sadece futbol oynamayı mı seviyor? Bu esnada Bedir Kırbıyık Okulu’nda 2-2,5 yıl önce kurulan bir hentbol takımı vardı. Giderleri okul aile birliği tarafından karşılanıyordu. 2.Lig’e çıkmışlardı. Bize geldiler, 2.Lig’e çıktıklarını ve Okul Aile Birliği’nin katkılarının kendilerine bu yolda yetmediğini söylediler. Bizi bünyenize alır mısınız dediler. Bütçelerini istedim. Bir çalışma yaptık ve alalım dedik. Onlar bir Genel Kurul yaptı. Biz de kulübü devralma hakkını Genel Kuruldan aldık. Güzel bir seyirci portföyü de oluştu. Güzel bir başarı sağladık. 1.Lig’e çıktık. Ama kendi işimizde de olsa, evimizde de olsa daha başarılı olmak değil mi? Yabancı oyuncularımız vardı, kendi çocuklarımız Bandırma’dan ve yerli oyuncularımız vardı. Ama son 4-5 maçta olmadı. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray o kadar maddi güce sahip olmasına rağmen her yıl şampiyon olabiliyorlar mı? Üzüldüğüm bir tek nokta. Pazar maçına yaptığımız itirazın sonuçsuz kalmasıydı. Çünkü Hentbol’da bir kural vardır. Maçın bitimine 30 saniyeden az bir süre varsa faul nerede yapılırsa yapılsın 7 metre atışı uygulanır. 28 saniye kala yapılan bir faule bizim 7 metre atışımız verilmedi. İki antrenörümüz de kırmızı kartla sahadan dışarı çıkarıldı, maç sonunda rapora bir tanesi yazıldı. Bununla ilgili Federasyona itiraz ettik, reddedildi. Tahkim Kurulu’na itiraz ettik, halen sonuç gelmedi. 2 ay oldu son maçı yapalı ama halen Federasyon 1. Lig Kız Grubunu tescil etmedi. Bu kadar da acı bir tablo. Kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Bir ara kendi kendime, ligden çekilelim, amatör olarak kızlarımıza kendimiz eğitim verelim istedim ama kazanılmış bu hakkımızı heba etmek istemedim.  Gördüğüm bu haksızlıklardan dolayı Hentbol Federasyonu Disiplin Kurulu Üyeliğinden istifa edeceğim.

Son olarak briç kulübü ile ilgili çalışmaları sormak istiyorum. Ne aşamada çalışmalar? Hedef Nedir?

Hedef, Bandırma’nın, Bandırmaspor’un adını daha fazla nasıl duyururuz?  Bandırma’da Briç sevenlerin oluşturduğu bir grup vardı. Bize geldiler.  Turnuvalara gitmek istiyoruz dediler. İstedikleri sadece turnuvalara gittiklerinde masaya koyacakları bayraklar, yol giderleri ve konaklamalarının karşılanmasıydı. Biz kendi kendimize çalışıyoruz, kendimizi yetiştiriyoruz dediler. Briç için her ne kadar kumar diyenler olsa da briç bir zeka oyunudur. Köşeden ilk çıkacak olan kişi erkek mi? bayan mı? Bu da bir kumar. Biz kumardan para kazanıyoruz futbolda. İddia gelirlerimiz var. O zaman futbol da oynamayalım. Bana göre briç zekayı geliştiren bir spor. Ama tabi herşeyi kuralında oynarsan. Kumar olarak oynarsan, kumardır. Keşke tesislerimiz olsa da voleybol, basketbol, tenis, yüzme branşlarında da eğitimler verebilsek. Önemli olan çocuklarımızın kötü alışkanlardan uzak tutulması. Bandırma, bonzai kullanımında nüfus oranına göre en yoğun yerlerden bir tanesi. Bonzaiden ölenleri, hastanede tedavi görenleri, yakalananları görüyorsunuz. O zaman biz çocuklarımızın boş zamanlarını sporla değerlendirelim ki, kötülükler onlara bulaşmasın.

Bandırma Şehir Gazetesi olarak bu açıklamalarınız için biz tercih etmenizden ötürü teşekkür ediyoruz. Buradan taraftarınıza, Bandırma halkına son olarak söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

Her zaman söylediğim bir şey var. Bandırma’nın en büyük markası Bandırmaspor’dur. Bunun üzerine bir marka olamaz. Ne Bagfaş’tır, Ne Banvit’tir ki, Banvit’i bir işletme olarak söylüyorum. Bandırma’nın en büyük markası Bandırmaspor’dur. Bandırmaspor’a yapılacak her destek gençliğe yapılacak destek demektir. Buraya benden sonra gelecek yöneticilerin de daha fazla branşlaşarak gençlerimize sportif faaliyetlerinde daha fazla imkan sağlamaları tek isteğimdir. Teşekkür ediyorum.

Etiketler :

DİĞER MANŞET HABERLERİ

    • ANADOLU LİSESİNDEN BAŞKAN MİRZA’YA ZİYARET

      ANADOLU LİSESİNDEN BAŞKAN MİRZA’YA ZİY...

      Uluslararası Twinnig projesi kapsamında “Will You Write My Story (Hikayemi Yazarmısın)” adlı projede kalite etiketi alan Anadolu Lisesi Müdürü Ali İhsan Tekin, Müdür Yardımcısı Adem Karaçelik, proje öğretmeni...

    • LİMA DANS AKADEMİSİNDEN TEŞEKKÜR ZİYARETİ

      LİMA DANS AKADEMİSİNDEN TEŞEKKÜR ZİYAR...

      Lima Dans Akademisi sahibi Meral Ergenç, öğrenci velisi ve öğrenciler ile birlikte Belediye Başkanı Dursun Mirza’yı ziyaret ettiler. 29 Ekim’deki törenlerde gösteri yapacak olan Lima Dans Akademisi...

    • BOSTANCI: 40 MİLYON AÇIKLA BÜTÇE YAPILAMAZ

      BOSTANCI: 40 MİLYON AÇIKLA BÜTÇE YAPIL...

      Bandırma Belediyesi’nin 2018 yılı bütçesini değerlendiren Ak Parti İlçe Başkanı ve Meclis Üyesi Alp Bostancı, kağıt üzerinde 30 Milyon, reel de ise 40 Milyon açıkla bütçe yapılamaz dedi.  2018 Yılı bütçe...

    • MARMARA BİRLİK ZEYTİN FİYATLARINI ERKEN AÇIKLADI

      MARMARA BİRLİK ZEYTİN FİYATLARINI ERKE...

          Bu yıl ortaklarının talebi üzerine ürün alımları başlamadan fiyatları açıklayan Marmarabirlik, tavan fiyatı 180 tane için 9,80 TL, taban fiyatı da 410 tane için 4 TL olarak karara bağladı....

    • EMEKLİ SEN’DEN KAMUOYUNA

      EMEKLİ SEN’DEN KAMUOYUNA

      13-14 Ekim terihlerinde Ankara'da yapılan genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısına katılan Emekli Sen Bandırma Şube Başkanı Levent Balkış basına yaptığı açıklamada alınan kararları kamuoyu ile...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR